Uluslararası İlişkiler Bölümü Yayın Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 15 / 15
  • Öğe
    The cyber security strategy of Israel
    (VOPROSY ISTORII, 2021) Darıcılı, Ali Burak; Emin, Erendor Mehmet
    No words
  • Öğe
    The decline of the Ottoman Empire and the rise of the Turkish Republic: observations of an American Diplomat, 1919-1927
    (ROUTLEDGE, 2021) Çolakoğlu, Emre Feyzi
    This book does little to advance our knowledge of these events because it is based on a limited reading of the relevant documents. The author only cites some of the Foreign Office records but the extensive cabinet, defence and treasury series which contain many vital files have been ignored. There are therefore significant gaps in this book, and the author has the tendency to make uncorroborated assertions. More significantly, this book contains a remarkable and shocking flaw. According to the bibliography, the author has employed a variety of State department records (called Record Group 59) at the US National Archives. None of the notes refer to their specific location or box numbers; the reader is only provided with ‘RG 59’. This is stunning error that should have been spotted by the publisher because other researchers will face an invidious challenge locating these records. The editing of this book is inadequate because the index is incomplete and even the knowledgeable reader is left confused by many incorrect references (some of the notes refer to FO 1017 or FCO 1016 whereas FO 1016 is correct), and some of them do not exist (such as FO 1056). One of the most significant limitations in writing about the modern history of the Persian Gulf is the dearth of accessible regional archives, which means that historians have to rely on the British documents.
  • Öğe
    Bulgar Milliyetçiliğinin Doğuşu, Ortodoks Unsurları, Gelişimi ve Türklerin Ötekileştirilmesi
    (2017) Korkmaz, Nuri
    Çok uluslu bir yapıya sahip olan Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlar'daki toprakları milliyetçilik akımının ilk hedefi olmuştur. 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı sonrası küçük bir prenslik olarak kurulması kararlaştırılan Bulgaristan, zamanla Osmanlı'nın Balkanlar'daki varlığını tehdit eder duruma gelmiştir. Modern Bulgar milliyetçiliğini oluşum süreci ve bu sürecin öncelikleri Bulgarların Türklerle olan ilişkilerini önemli ölçüde etkilemiş ve asırlardır birlikte barış içinde yaşayan toplumlar milliyetçiliğin ortaya çıkmasıyla kendilerini savaşların içinde bulmuşlardır. Bulgar milliyetçiliğinin doğuşu ve gelişimi ötekileştirmenin başarılı olması ile paralel bir yön izlemiştir. Milliyetçiliği sadece güncel bir olgu olmaktan çok tarihsel bir gelişim evresi içinde inceleyen bu çalışma, Bulgar milli bilincinin oluşumu sırasında Türklerin ve diğer unsurların ne şekilde yabancılaştırıldığını ve yeni sınırların hangi yöntemle oluşturulduğunu ele almaktadır. Bu bağlamda dil, din ve kültür gibi etkenlerin varlığı ve fiziki sınırların yaratılması süreci incelenerek Bulgaristan'daki Türklerin ne şekilde ötekileştirilip dışlandıkları tartışılmıştır.
  • Öğe
    What Type Of Constitution EU Needs? An Analysis of the Constitutionalization Problems Within The European Union
    (2017) Korkmaz, Nuri
    Bu çalışmanın konusu Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu'nun kuruluşunu takip eden süreç sonrası gerçekleştirilen Avrupa Anayasası çalışmalarıdır. Avrupa bütünleşmesinin nihai hedefi olarak gösterilen Avrupa Anayasası'nın reddedilmesi ile yeni ve farklı bir sürece girilmiştir. Makale içerik itibariyle Avrupa Birliği kurumlarının meşruiyetlerini arttırma amaçlarına yönelik olarak gerçekleştirdikleri reformları ve bunların siyasi yönlerini incelemektedir. Bu amaçla eleştirel kuramın temsilcilerinden Jürgen Habermas'ın ve kendisine karşıt görüşte olanların tartışmalarına yer verilerek Avrupa kurumlarının meşruiyet arayışları ve yapılacak olası bir anayasanın farklı yönlerine değinilmiştir. Avrupa Anayasası onaylanmamış olsa da onun yerine kabul edilen Lizbon Antlaşması geçici olarak kabul edilmiş bir uzlaşı metni olmuştur. Bu bağlamda Avrupa'daki ekonomik kriz sonrası oluşan hava ve kurumların faaliyetlerinin yeniden gözden geçirilmesi, yeni bir oluşumun gerekliliğini ortaya koymuştur. Anayasa'nın oluşturulmasında dikkat edilmesi gereken konular ve Avrupa'daki çok kültürlülüğe yanıt verebilecek bir metnin oluşabilmesi için izlenebilecek metot tartışılmıştır. Avrupa Birliği kurumlarında ve de özellikle Komisyon ve Konsey'in uygulamalarının akademisyenler tarafından eleştirilmesi yeni bir yapılanma sürecinin yolunu açmıştır
  • Öğe
    Comparing Bulgarian and Greek Policies for the Integration of Turkish/Muslim Minorities: The Cold War Period
    (2019) Korkmaz, Nuri
    Comparing political approaches toward Turkish/Muslim minorities in Bulgaria and Greece became a necessity in order to examine the integration of minority groups under different conditions. This study focuses on the policies of integration of ethnic/religious minorities in Bulgaria and Greece during the Cold War period, studies various methodologies adopted by the communist rule in Bulgaria and the liberal democratic rule in Greece. Since Turkish/Muslim minorities in Bulgaria and Greece claim Turkey as their kin-state, the study partially reflects the perception of minority groups by the majority. Several factors such as educational policies, religion and political approaches to integrate minorities have been evaluated in order to give an overview on the peculiarities and similarities in both cases that are compared. There is detailed analysis also on the issue of national identities and how their conditionality has been defined with the co-existence of minority groups in Bulgaria and in Greece.
  • Öğe
    ANALYSIS OF MANIPULATION OF THE RUSSIAN FEDERATION IN THE 2016 PRESIDENTIAL ELECTIONS OF THE UNITED STATES OF AMERICA WITHIN THE SCOPE OF INTELLIGENCE TECHNIQUES
    (2019) Darıcılı, Ali Burak
    In this study, the manipulations of the Russian Federation (RF) in the presidential election process held in the United States of America (the US) in 2016 November are examined within the scope of RF's cyber espionage and US' counter-espionage capacities. RF has managed to manipulate the election process with the cyber espionage capabilities of the military intelligence service GRU (Glavnoye Razvedyvatel'noye Upravleniye/Main Intelligence Directorate), which has become increasingly sophisticated in recent years. FBI (Federal Bureau of Investigation), which is the USA's counter/espionage capacity and the main intelligence service establishing this capacity, could not uncover this intervention process and within this framework failed to resist against the intelligence activities of a hostile country aimed at its own country. The manipulation of GRU in the US presidential elections has been constantly brought into question by the opponents of Donald Trump in order to create political oppression against him following his election as the President of the US. In this context, the intelligence activities of GRU have been revealed in detail by the relevant official intelligence services of the US. The analysis of these details has become important in terms of understanding the weaknesses in the counter-espionage system of the US coordinated under the leadership of the FBI, as well as the RF's cyber espionage capabilities dominated by the GRU.
  • Öğe
    ROLE OF PRIVATE COMPANIES IN THE FUTURE’S INTELLIGENCE MANAGEMENT; ANALYSIS OF THE US INTELLIGENCY SYSTEM WITHIN THIS SCOPE
    (2019) Darıcılı, Ali Burak
    Following the war waged against radical terror under the leadership of United States of America upon the September 11 attacks, a remarkable increase has been recorded in private companies’ significance and roles in intelligence system. Due to changing threat perceptions, threats’ becoming asymmetrical and increased demands for risk analyses required by global companies for their international investments, private intelligence companies have entered into a major development process. In this period, completely profit-oriented private intelligence companies have gained a wide-ranging movement area through occasional support and guidance of intelligence services of their country. In addition to this, for recent years, thanks to the developing economic strengths and intelligence network of the given companies, they have almost begun to work as an intelligence service and provide services to their customers. As a consequence, it is evident that private intelligence companies will play a crucial role in intelligence management of the future. In this respect, this study will primarily examine the roles of private intelligence companies in the USA’s intelligence system where they efficiently operate, and problems they arise. And thus, functions of private intelligence companies, whose influence on intelligence management will rapidly enhance, within the USA’s system will be analysed and therefore, on global scale, efficiency of such kind of companies on future’s intelligence management will be revealed.
  • Öğe
    TÜRKİYE-MISIR İLİŞKİLERİNDE EKONOMİK DİNAMİKLERİN ETKİSİ
    (2019) Sarıaslan, Fatma
    Ortak tarihsel ve kültürel hafızaya sahip olan Türkiye ve Mısır arasındaki diplomatik ilişkiler 1925 yılında başlamakla birlikte, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin 1950’lerin ikinci yarısında kurulduğu göz önüne alındığında ekonomik ilişkilerin iki taraf için de uzun yıllar belirleyici bir unsur olarak görülmediği anlaşılır. 1970’lerde gerek Soğuk Savaş’ın yumuşama evresine girmesi gerekse Enver Sedat yönetimindeki Mısır’da liberal politikalar izlenmeye başlamasıyla siyasi ilişkilere paralel olarak ekonomik ilişkilerde de yakınlaşma yaşanmış, ancak özellikle ikili ticari ilişkilerde ivme ancak Türkiye’deki dışa açılma süreciyle 1980’lerde yakalanabilmiştir. Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle dış politika söylemlerindeki örtüşme ekonomik ilişkilerde yansımasını bulmuş olmakla birlikte, asıl sıçrama 2005’te imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması ile ve özellikle Türkiye’nin Mısır’da yapmış olduğu yatırımlarla mümkün olabilmiştir. İki ülke arasında tesis edilmiş olan ekonomik ilişkilerin, Mısır’da yaşanan devrim ve ardından yapılan askeri darbeden kaynaklanan siyasi iniş çıkışlardan etkilenmekle birlikte, 2005 sonrasında yakalanan seviyenin altına düşmediği gözlemlenmektedir. Bu bağlamda çalışmada, Türkiye ve Mısır arasındaki ilişkilerin ekonomi ve siyasi alanların karşılıklı etkileşimlerinden ne ölçüde ve ne yönde etkilendiği hususuna cevap aranmaktadır. Bu çerçevede karşılıklı ticaret verilerine ve doğrudan yatırım ilişkilerine yer verilen çalışmada, Ankara-Kahire ilişkilerinde ekonomik rasyonalitenin belirleyici etkisine vurgu yapılmaktadır.
  • Öğe
    TÜRKİYE-İSRAİLİLİŞKİLERİNDE DEĞİŞMEYEN DİNAMİK: EKONOMİ
    (2019) Sarıaslan, Fatma
    Türkiye’nin 1949 yılında İsrail devletini tanımasıyla başlayan Türkiye-İsrail ilişkileri, İsrail’in Ortadoğu’da barış ve istikrarı olumsuz etkileyen politikaları nedeniyle inişli çıkışlı bir seyir izlemekle birlikte 1990’ların başlarından itibaren ivme kazanmıştır. 1990’lar boyunca iki ülke ilişkileri özellikle 1996 yılında imzalanan bir dizi antlaşma ile hızlı bir gelişme göstermiş ve bu tarihten sonra ilişkiler askeri, diplomatik, siyasi, ekonomik ve istihbarî unsurları içeren çok boyutlu bir niteliğe sahip olmuştur. Takip eden yıllarda, özellikle 2000’lerde ekonomik ilişkiler dikkat çekici bir biçimde artmıştır. İki ülke arasında tesis edilmiş olan ekonomik ilişkilerin, özellikle 2010 ve sonrasında Türkiye-İsrail arasında yaşanan muhtelif politik gerilimlere rağmen siyasal krizlerden etkilenmeyecek biçimde devam ettiği gözlemlenmektedir. Çalışma, Türkiye’nin İsrail ile güçlü bir stratejik ittifak ilişkisi kurduğu dönem olan 1990’lı yıllar ile İsrail devletiyle birtakım siyasal krizler yaşadığı 2000’li yıllarda, değişmeyen bir dinamik olarak ekonominin üzerine durmaktadır. Bu bağlamda çalışmada, Türkiye-İsrail ilişkilerinde ekonomik rasyonalitenin belirleyiciliğinin her dönem ön planda olduğu, iki ülke arasındaki ticaret ve doğrudan yatırım ilişkilerinde yaşanan gelişmelerin siyasal konjonktürdeki dalgalanmalardan bağımsız kendi mecrasında etkinliğini sürdürdüğü ortaya konulmaktadır.
  • Öğe
    ANALYSIS OF IRAN'S CYBER SECURITY STRATEGY WITH REGARD TO THE ATTACK AND THE DEFENSE CAPACITY
    (2019) Darıcılı, Ali Burak
    The Stuxnet Virus was released in June 2010 and has affected Iran's nuclear facilities in Bushehr and Natanz. It was claimed that the United States of America (USA) and Israel secret services together have a role in the planning of this cyber-attack. Following this cover activity, also known as Operation Olympic Games in the literature, Iran considered the need to take serious measures in the field of cyber security and aimed to reach an effective cyber security capacity in cyber space with the investments made in 2010. As it is seen, Iran's plans to develop a cyber security strategy were realized within the scope of an action-reaction relation through a retaliation reflex after the mentioned attack to the nuclear facilities. Nevertheless, Iran's efforts to improve its cyber security capacity, which began with a motivation for retaliation in the first place, turned into a goal to make Iran a strong actor in cyberspace with the measures taken in the following periods. On the other hand, Iran has serious efforts to improve its cyber security strategy especially in terms of attack. One of the most important reasons for this is that Iran has a low level of technology development and use. More precisely, the fact that a significant part of critical infrastructure is still controlled by mechanical technologies provides Iran a natural advantage in terms of cyber defense. Iran, which has started to invest in the cyber-attack capacity instead of defense after 2010 with this advantage, has achieved its effective position in cyberspace today. As a result, it can be argued that Iran has introduced more serious plans in the field of cyber security than in the past after Stuxnet Attack. In our article, the cyber security strategy of Iran which has a rapidly developing cyber-attack capacity and the institutional structures that play a role in this strategy with the steps taken after the Stuxnet Attack will be analyzed. In addition, the alleged cyber-attacks conducted by Iran will be discussed as well.
  • Öğe
    TÜRKİYE’NİN SİBER GÜVENLİK POLİTİKALARININ ANALİZİ; TÜRKİYE’NİN POTANSİYEL SİBER GÜVENLİK STRATEJİSİ
    (2019) Darıcılı, Ali Burak
    Siber uzay denilen alanın ortaya çıkışı Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Rusya Federasyonu (RF) arasında Soğuk Savaş döneminde yaşanan askeri rekabet kapsamında geliştirilen ağ teknolojileri temelli yeniliklerin 1990’lar ile birlikte sivil kullanıma açılmasıyla başlamıştır. Soğuk Savaş’ın bitimi ile birlikte internetin sivilleşmesi ve ticarileşmesi, 2010 yılı sonrası dönemde akıllı telefonların ve sosyal medya uygulamalarının hayatın her alanına yayılması siber uzayın kara, deniz, hava ve uzaydan sonra insanlığın ulaştığı beşinci boyut olarak adlandırılmasına neden olmuştur. Türkiye de 1990’lı yıllar ile birlikte, güvenliğini sağlamak amacıyla siber güvenlik politikaları geliştirmeye başlamıştır. Bu süreçler ise dünyadaki gelişmelere bağlı olarak 2010 yılı sonrasında hızlandırılmıştır. Bu kapsamda çalışmada Türkiye’nin siber güvenlik politikaları, bu alandaki kurumsal yapılanmaların irdelenmesi temel alınmak suretiyle değerlendirilecektir. Böylelikle de Türkiye’nin en etkili siber savunma ve saldırı kapasitesine sahip olması amacı kapsamında, dünyadaki diğer devletlerin siber güvenlik temelli planlamaları analiz edilmek suretiyle ve reel politik güvenlik paradigmalarına uygun şekilde, devlet merkezli bir yaklaşımla öneriler ortaya konmaya çalışılacaktır.
  • Öğe
    ETNO-SEMBOLİST KURAMA BİR ÖRNEK: FUAT KÖPRÜLÜ’NÜN ETNİK KÖKEN ANLATISI
    (2020) Kaya, Seda
    Erken Cumhuriyet döneminde, ulus-inşa projesinin en önemli ayağı tarih yazıcılığı çalışmalarıydı. Kuşkusuz bu alanda en önce akla gelen isimlerden biri de Fuat Köprülü ve onun milliyetçi tarih yazımına araştırmalarıyla sunduğu katkılarıydı. Mevcut dönemde meydana getirilen tarih kitaplarında Türklerin primitif dönemlerine vurgu yaparak tarihsel mit, milli ruh gibi vurgularla oluşturmaya çalıştığı tarihsel anlatısı içerisinde, John Armstrong ile başlayıp Anthony Smith ile devam eden etno-sembolcü yaklaşımın izlerini görmek mümkündür. Bu çalışma, Fuat Köprülü’nün milliyetçi yaklaşımını etno-sembolcü teorinin yaklaşımlarını kıyaslayarak aralarındaki benzerliği anlatmayı hedeflemektedir. Ayrıca aralarındaki benzerliklerden yola çıkarak, Köprülü milliyetçiliğinin etno-sembolist sınıflandırma içerisinde dahil edilebilecek önemli bir örnek olduğu iddiasındadır. Bu çalışmanın odak noktası tarihin ve etnik kökenin buluşma noktasını etno-sembolist açıdan değerlendirirken, Fuat Köprülü milliyetçiliğinin nasıl bir örnek teşkil ettiği üzerine bir tartışma açmaktır. Son olarak bu çalışma, Köprülü milliyetçi yaklaşımını Etno-sembolizm üzerinden açıklamak niyetinde olmadığından dolayı anakronistik bir hata içermemektedir.
  • Öğe
    Analysis of the Cyber Security Strategies of People’s Republic of China
    (2018) Darıcılı, Ali Burak; Özdal, Barış
    People’s Republic of China (PRC) is the rising power of the international system, considering its large surface area and natural resources, high and efficient population structure, developing economy inclined to technology use, veto power owned in the United Nations’ Security Council, powerful military, and increasing cyber capacity are considered. The PRC has been planning its cyber security strategy within the purposes of enabling economic growth, developing its military capacity, procuring globally newly emerged technologies within cyber espionage operations, and allowing the security and continuation of the current internal system. As a result, the correlation between PRC’s actual cyber security strategies and ancient war concepts, PRC’s laws and regulations, institutional structures, official papers, documents, and plans for cyber security area will be analyzed in this paper. Then, the paper will examine the basic characteristics of the PRC’s cyber security strategy and thus try to establish a perspective on the PRC’s potential cyber security policy in short and medium term.
  • Öğe
    Accommodation of minorities in nation-states during the twentieth century: The Turkish minority in Bulgaria and the policies of communist rule between 1945 and 1989
    (Dept. of History, Archeology and Museology, Univ. of Alba Iulia, 2019) Korkmaz, Nuri; Güdül, S.
    [No abstract available]
  • Öğe
    Cyprus and the Roadmap for Peace: A Critical Interrogation of the Conflict
    (Seta Foundation, 2019) Çolakoğlu, Emre Feyzi
    [No Abstract Available]