İmparatorluğun Ontolojik Grameri versus Ulus-Devletin İdeolojik Mantığı

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2019

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Bu makalede imparatorluk ve ulus-devlet gramer ve mantık metaforundan hareketle yeniden yorumlanmaya ve tahayyül edilmeye çalışılmaktadır. Gramer ve mantık metaforları bir imkâna ve zorunluluğa işaret edecek şekilde kullanılmaktadır. Söz konusu metaforun kendisini inşa ettiği zemin ise ontoloji ve ideoloji olmaktadır. Buna göre imparatorluk ontolojik bir gramer olarak tahayyül edilmiş, farklılık, derinlik, otantiklik, adalet, liyakat, esneklik, gelenek, hetorejenlik ve kozmopolitlik kavramları ekseninde de facto bir durum olarak tahayyül edilmiştir. Diğer yandan ulus-devlet ise, benzerlik, eşitlik, yapaylık, elitlik, katılık ve homojenlik kavramları ekseninde a priori bir zorunluluk dayatması olarak tasavvur edilmiştir. İmparatorluktan ulus-devlete geçişin bir ufuk ve eksen küçülmesi, felsefi olarak ontolojiden kopuşu, sosyolojik olarak milletten kitleye geçişi, ekonomik olarak paylaşımcı ve dayanışmacı yapıdan sermayenin merkezileştiği bir kapitalist sisteme dönüşü, etik olarak adaletten ayrılışı, politik olarak ise milletten etno-seküler ulusçuluğa geçişi temsil ettiği gösterilmeye çalışılmıştır.
In this article, the empire and nation-state are tried to be reinterpreted and imagined from the metaphors of grammar and logic. Metaphors of grammar and logic are used to indicate an opportunity and necessity. Ontology and ideology are the basis on which this metaphor builds itself. Accordingly, the empire was envisioned as an ontological grammar and was positioned as a de facto situation on the axis of the concepts of difference, depth, authenticity, justice, merit, flexibility, tradition, heterogeneity and cosmopolitanism. On the other hand, the nation-state is positioned as an a priori imposition of necessity on the axis of similarity, equality, artificiality, elitism, rigidity, and homogeneity. The transition from empire to nation- state was demonstrated to represent its philosophical break from ontology, the sociological transition from the milla to the mass, the return from the economically sharing and solidarity structure to a capitalist system where capital is centralized , ethically its divergence from justice, and the political shift from nation to an ethnical secular nationalism.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

[No Keywords]

Kaynak

Liberal Düşünce

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

24

Sayı

95

Künye