Kadına Yönelik Şiddetin Türkiye’deki Yüzü: Son 10 Yılda Basına Yansıyan 10 Şiddet Olayı
Küçük Resim Yok
Tarih
2020
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik boyutları olan şiddet, önemli bir toplumsal sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Kadınlara, sadece kadın olmalarından dolayı uygulanan cinsiyetçilik temelli şiddet ise kadına yönelik şiddet olarak kabul edilmektedir. Kadına yönelik şiddetin son noktası kadın cinayetleridir. Şiddetin sonu, cinayet, dolayısıyla ölüm ile bitebilmektedir. Kadın cinayetleri (femicide), ülkemizde son 7 yılda % 1400 artarak rekor bir düzeye ulaşmıştır. Ülkemizde kadına yönelik şiddetle ilgili veriler tek bir merkezde toplanmadığı için kesin rakamlara ulaşmak oldukça zordur. Ancak farklı sivil toplum kuruluşları, kadın platformları, İçişleri Bakanlığı gibi resmi mercilerin topladığı verilere dayanarak bu sayıların yıldan yıla arttığı görünen bir gerçektir. Bunun yanında pek çok kadın, cinayete kurban gitmeden önce, tehdit, sindirme, cinsel şiddet gibi uygulamalara maruz kalabilmektedir. Bu çalışmada, şiddetten dolayı hayatını kaybederek hikayeleri basına yansıyan kadın cinayetleri incelenmiştir. Bu amaçla, 2010-2019 yılları arasında gerçekleşen toplam 2878 vakadan her yıl bir tane olmak üzere 10 kadın cinayeti değerlendirilerek yorumlanmıştır. Örnek vakaların seçilmesindeki temel kriter, yaşandığı yıl içerisinde çok ses getirmiş olması ve bu şekilde yazılı basına yansımış olmasıdır. Kadına yönelik şiddet ile ilgili yazılı basına yansıyan haberler incelendiği için araştırmanın deseni durum çalışmasıdır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi kullanılmıştır. Kadın cinayeti vakalarının incelendiği bu çalışmada, ulaşılan en net sonuç, kadın yönelik şiddetin dozunun giderek arttığıdır. Kadına yönelik şiddeti azaltmak/önlemek adına topyekün bir mücadeleye ihtiyacımız vardır. Buna, öncelikle toplumsal ve kurumsal işbirliğinin sağlanmasıyla başlanabilir. Hukuksal düzenlemeler ile şiddet ve cinayet suçlarının cezaları arttırılabilir. Bu suçlara yönelik iyi hal indirimi kaldırılarak suçların caydırıcılığı sağlanabilir. Yasal zeminin güçlendirilmesi bu suçlarla mücadelede güçlü bir argüman olsa da tek başına yeterli değildir. Toplumun geleneksel toplumsal cinsiyet algısının ve namus anlayışının değiştirilmesi adına ana sınıfından itibaren toplumsal cinsiyet ve kadın-erkek eşitliği konusunda bireylere farkındalık kazandırılması belki de sorunun kökenine inmek için en kestirme yol olacaktır.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Sosyal Çalışma, Kültürel Çalışmalar
Kaynak
Turkish Studies - Social Sciences
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
15
Sayı
5












