Tarihi mekânların yeniden işlevlendirilmesinin kentsel tasarım üzerindeki etkileri

dc.contributor.advisorYıldırım, Yalçın
dc.contributor.authorKaya, Serkan
dc.date.accessioned2026-02-08T15:48:29Z
dc.date.available2026-02-08T15:48:29Z
dc.date.issued2025
dc.departmentBTÜ, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Kentsel Tasarım Ana Bilim Dalı
dc.description.abstractKoruma kavramının şekillenmesini sağlayan kuram ve ilgili mevzuatlar, 18. yüzyıldan günümüze kadar gelişirken, yeniden işlevlendirme kavramı ise ilk olarak Carta Del Restauro kapsamında ifade edilmiştir. 1931 yılında yayınlanan bildirge, yeni işlev kazandırılarak korumada temel söylemler ele alınmış ve yaşamını devam ettiren anıtlara, yalnızca özgün işlevinden farklı olmayan ve yapıda gerekli uyarlamaların ciddi hasara neden olmayacak şekilde yapılabileceğini açıklamıştır. 1964'te yayınlanan Venedik tüzüğünde de daha fazla anıtsal nitelikli yapıların yerinde korunması, işlev kazandırılarak korunacak yapılarda, özgün malzeme kullanılarak onarılması, yapılan onarımın özgün yapıdan ayırt edilmesine ve onarımda varsayımlara dayanan müdahalelerin yapılmaması önemle belirtilmiştir. Bu nedenle Venedik tüzüğünde yeni işlev kazandırılarak kullanıma sunulan anıtların plan şemasının ve süslemelerinin değiştirilmemesini, yeni işlevin gerektirdiği değişikliklerin kurallara uygun olarak tasarlanmasına izin verildiği söylenmektedir. Türkiye'de ise koruma, 16.06.2005 kabul tarihli, "Tarihi ve Kültürel Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması" hakkındaki kanunlarla yasa haline getirilmiştir. 1995 yılında alınmış olan onarım ilkelerindeki karar, yeni işlev kazandırılan yapılarda, yapılacak öngörülen eklerin yapının niteliğinin ve tarihi yapıyla bütünleşmesi bir tasarım sorunu olarak görülmüş ve kurul kararına bağlı olarak uygulanabilir olduğuna kanaat getirilmiştir. Yapıya özgün işlevinden farklı bir işlev kazandırılarak, yapı farklı amaçlara hizmet etmek amacıyla kullanılabilmektedir. Zamanın ilerlemesi, teknolojinin gelişmesi ve bu gelişmelerden kaynaklanan yeni talepler nedeniyle çoğu tarihi yapı günümüzün ihtiyaçlarını işlevsel olarak karşılayamamaktadır. Bu durumda yapı fiziksel olarak yıpranmış ise yeniden inşa edilerek işlevlendirilmektedir. Ancak, eski ve değerli bir yapı işlevsel olarak eskiyse farklı işlevler verilerek yenilenebilmektedir. Bu yapıları yeniden işlevlendirip kullanılması kültürel değerlerin sürekliliğini sağlamakta ve atıl duruma düşmelerine engel olmaktadır. Yapıların dönüşümlerinin başarılı bir şekilde gerçekleşebilmesi, bu yapıların yaşamın içinde yeniden var olabilmesi, insanın algılamasına ve benimsemesine bağlıdır. Ülkemizde medreseler, hanlar, surlar, fabrikalar ve kervansaraylar gibi birçok yapı şu anda özgün işleviyle kullanılmamaktadır. Anadolu tarihinde birçok medeniyete ev sahipliği yapan bu şehirde, tarihin her döneminden yapılar karşımıza çıkmaktadır. Bu sebeple Bursa şehrinde yeniden işlevlendirme ve yeniden kullanım bağlamında zengin bir yapıya sahiptir. Bu çalışma da var olan yeniden kullanım ve yeniden işlevlendirme örneklerinin tüm doğru ve yanlışlarıyla değerlendirilerek, konuya katkıda bulunmaz üzere hazırlanmıştır.
dc.description.abstractWhile the theories and related legislation that shaped the concept of conservation have developed from the 18th century to the present day, the concept of refunctioning was first expressed in the Carta Del Restauro. Published in 1931, the declaration dealt with the basic discourses of conservation by repurposing and explained that only adaptations that are not different from the original function and that do not cause serious damage can be made to living monuments. The Venice Charter, published in 1964, also emphasized that more monumental buildings should be preserved in situ, that buildings to be preserved with adaptive reuse should be repaired using original materials, that the repair should be distinguished from the original structure, and that interventions based on assumptions should not be made in the repair. For this reason, the Venice Charter states that the plan scheme and ornamentation of monuments that are put into use by giving them a new function should not be changed, and that the changes required by the new function are allowed to be designed in accordance with the rules. In Turkey, on the other hand, conservation has become a law with the Law on the Renewal and Protection of Historical and Cultural Assets and their use by keeping them alive, dated 16.06.2005. The decision taken in 1995 in the restoration principles, the integration of the quality of the structure and the historical structure of the projected additions to be made in the buildings that have been given a new function has been seen as a design problem and it has been decided that it is applicable depending on the decision of the board. By giving the building a function different from its original function, the building can be used to serve different purposes. Due to the advancement of time, the development of technology and the new demands arising from these developments, most historical buildings cannot meet today's needs functionally. In this case, if the building is physically worn out, it is reconstructed and functionalized. However, if an old and valuable building is functionally obsolete, it can be renovated by giving it different functions. Re-functionalizing and reusing these buildings ensures the continuity of cultural values and prevents them from becoming idle. The successful transformation of buildings and their re-existence in life depends on the perception and adoption of people. In our country, many buildings such as madrasahs, inns, city walls, factories and caravanserais are not currently used with their original function. In this city, which has hosted many civilizations in Anatolian history, we come across buildings from every period of history. For this reason, the city of Bursa has a rich structure in terms of re-functioning and reuse. This study has been prepared to contribute to the subject by evaluating the existing examples of reuse and repurposing with all their rights and wrongs.
dc.identifier.endpage100
dc.identifier.startpage1
dc.identifier.urihttps://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=htlyhJG97gjBTPjAeWRhPq0WXIWAw-0imc0MDS1l6pvRlRJW98kK5fwSKQQBY4hv
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12885/6190
dc.identifier.yoktezid931274
dc.language.isotr
dc.publisherBursa Teknik Üniversitesi
dc.relation.publicationcategoryTez
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TEZ_20260207
dc.subjectMimarlık
dc.subjectArchitecture ; Şehircilik ve Bölge Planlama
dc.titleTarihi mekânların yeniden işlevlendirilmesinin kentsel tasarım üzerindeki etkileri
dc.title.alternativeThe effects of re-functionalization of historical sites on urban design
dc.typeMaster Thesis

Dosyalar