Yazar "Gonultas, Oktay" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 7 / 7
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Chemical characterization of archaeological marine wooden piles from the ancient harbor Theodosius in Istanbul(Springer Science and Business Media Deutschland GmbH, 2024) Gonultas, Oktay; Balaban, MuallaThe ultrastructure and chemical composition of marine wooden piles from Cupressus sempervirens and Castanea sativa, buried for approximately 1000 years, were investigated along with recent woods (RW) using wet chemical analyses, FTIR spectroscopy, and TGA. The ash content in RW chestnut samples was 0.49%, compared to 3.30% in archeological wood (AW), and for cypress, it was 0.32% and 1.87%, respectively. Solubility in ethanol–cyclohexane decreased in the archaeological samples due to extractives leaching, while cypress AW showed increased solubility at 1% NaOH. Differences in polysaccharide degradation ratios during aging were observed, with cypress wood having lower ?-cellulose content than chestnut wood. Glucuronoxylans in hardwood degraded easily, while galactoglucomannan in cypress exhibited more resistance. Lignin showed two types of alteration, with slight increase in hardwood and higher values in softwood due to reduced holocellulose. Micro and morphological changes were identified using light microscopy and SEM. Inorganic material accumulation was observed in AW, while resin residues were found only in cypress wood. Cell wall delamination, degradation in ray cells, and deposits from inorganic matter or fungal hyphae were observed. EDX analysis revealed lower potassium contents in AW samples compared to petrified wood. Iron was detected in archaeological chestnut wood, attributed to tannin content acting as a chelator. Chestnut AW exhibited high calcium content due to calcification. FTIR spectra showed minimal hemicellulose peaks in archaeological samples, consistent with wet analysis. The disappearance of the shoulder below 300 °C in the DTG curve indicated hemicellulose loss, especially in AW chestnut. Lignin index values correlated with wet analysis, with higher values in cypress AW. The intensity of lignin-associated peaks at 1510 cm?1 was higher in archaeological samples. The second peak in the DTG curve, related to lignin and phenolic compound degradation, was observed at lower temperatures, particularly in chestnut AW. © 2023, The Author(s), under exclusive licence to Springer-Verlag GmbH Germany, part of Springer Nature.Öğe Development of bentonite-based organo-geopolymer hybrid wood binder(Springer, 2024) Gonultas, OktayThe study addresses concerns associated with formaldehyde-based adhesives in wood panel board production by proposing geopolymer-based wood binders as promising, formaldehyde-free alternatives. Using bentonite, the research delves into the development and performance properties of this geopolymer wood binder. The BET method was employed for the surface characterization of precursor raw materials for binder preparation. Si and Al elements identified through XRF analysis were correlated with characteristic bands in the FTIR spectrum. Alkaline activation solutions, employing sodium silicate and sodium hydroxide with a molar ratio range of 0.5 to 2.5 (SiO2:Na2O), revealed that binders with a molar ratio of 2.5 exhibited lower pH and higher adhesion strength. Different geopolymer formulations at solution to powder ratios (s/p) of 1.33, 3, and 3.5 determined s/p 3.5 as optimal for bentonite-based organo-geopolymer binders. Viscosity, gel time, pH, and solids content were examined, showing the effectiveness of substituting 10% silica fume to enhance the geopolymerization process and improve adhesion. Modifications using citric acid, sucrose, paraffin, pMDI, triacetin, and resorcinol demonstrated wet bonding strength comparable to urea formaldehyde adhesive. Analytical techniques, including FTIR spectroscopy, XRD analysis, and SEM EDX analysis, provided insights into functional groups, crystallographic properties, and microstructural characteristics. The concentration of Si and Al compounds on the bonding line, coupled with Na element diffusion, was observed through these analyses. Light microscopy of lap shear samples revealed a thinner bonding line, affirming effective binder penetration into wood cell lumens in bentonite-based organo-geopolymer binder formulations.Öğe Effects of Thinning on Litterfall Production and Leaf Litter Decomposition Rates of Karacabey Forested Wetlands, Bursa, Turkiye(2023) Sarıyıldız, Temel; Parlak, Salih; Gonultas, Oktay; Savacı, GamzeThe contribution of litterfall (dead leaves, twigs, etc., fallen to the ground) and forest floor (organic residues such as leaves, twigs, etc., in various stages of decomposition, on the top of the mineral soil) is fundamental in both forest ecosystem sustainability and soil greenhouse gases (GHG) exchange system with the atmosphere. A focus on forested wetlands is particularly important, as these systems account for a disproportionate amount of global carbon flux relative to their spatial coverage, and the decomposition of leaf litter is a major contributor. In this study, we aimed to investigate the effects of two different thinning treatments (low thinning-canopy closure 41-70% and intense thinning-canopy closure 10-40%) on litterfall, forest floor litter and leaf litter decomposition rates of alder (Alnus glutinosa) stands in Karacabey forested wetlands. The litterfall was monthly collected using open litterfall traps for 2 years from 2021 to 2022. The forest floor litter was also sampled 50 x 50 cm2 quadrates of 5 points in research plots of 20×20 m. The differences in leaf litter decomposition rates between the low and intense thinning stands were investigated using the litterbag method in the field for 18 months. The results indicated that the intense thinning significantly reduced the total litterfall production (7.24 ± 0.384 Mg ha-1) and the forest floor litter (2.78 ± 0.41 Mg ha-1) compared to the low thinning stand (10.8 ± 0.527 Mg ha-1 and (4.38 ± 0.82 Mg ha-1 respectively). Lower leaf litter decomposition rates were also seen in the intense thinning stands than in the lower thinning stands. At the end of the 18 months, the leaf litter mass loss was 83.6% in the intense thinning stands compared to the lower thinning stands (88.3%).Öğe Kızılçam kabuk taneni ile modifiye edilmiş üre formaldehit tutkalının özellikleri(2023) Yeşiltepe, Kadir; Gonultas, OktayBu çalışmada kızılçam kabuk taneni ile modifiye edilmiş üre formaldehit tutkalının performans özellikleri ortaya konulmuştur. Kızılçam kabuğundan ekstraksiyon ile tanen elde edilmiş ve bu tanen üre formaldehit tutkalına, tutkal katı maddesine oranla %5-50 arasında katılarak modifiye üre formaldehit tutkalı elde edilmiş, bu tutkalın performans özellikleri ortaya konmuştur. Modifiye tutkal örneklerinin viskozite, katı madde miktarı, jel süresi, pH ve tutkalda serbest formaldehit tayini yapılmıştır. Tüm tutkal örneklerinin ıslak ve kuru dayanım değerlerini ortaya koymak için kayın kaplama kullanılarak Lap Shear çekme dayanımı testleri gerçekleştirilmiştir. Aynı zamanda modifiye tutkalların FTIR analizleri ve yapışma hattının mikroskobik görüntüleri alınarak analiz edilmiştir. Modifiye edilmiş tutkal grupları arasında tanen kullanım oranı arttıkça tutkal viskozite ve jelleşme süresinin arttığı görülmüştür. Tanen oranı %15 olan U4 modifiye tutkal grubunda jelleşme süresi 340 sn. olarak kaydedilmiştir. Modifiye edilmiş tutkalın serbest formaldehit tayini sonuçları incelendiğinde tanen oranının artmasıyla tutkaldaki serbest formaldehit miktarında azalma meydana gelmiştir. En düşük serbest formaldehit değeri U5 örneğinde %0.32 olarak belirlenmiştir. Modifiye tutkal örneklerinde belirlenen 2972 ve 2901 cm-1 piklerinde keskinleşme ve belirginleşme, 1123 cm-1 bölgesindeki tepe noktası kayması ve pik genişlemesi ile örneklerdeki kimyasal modifikasyon ve yeni bağların oluşumu ortaya konulmuştur.Öğe Sahil Çamı Kabuk Taneni Bazlı Biyotutkal Üretimi ve Karakterizasyonu(2025) Cırrık, Özkan; Gonultas, OktayBu çalışmada biyobazlı ahşap tutkalı geliştirilmesi için sahil çamı kabuklarından tanen ekstrakte edilmesini ve formaldehit içermeyen ahşap panel levha üretiminde kullanılacak biyotutkal hazırlanmış ve karakterize edilmiştir. Tanenler, fenolik yapıya sahip doğal biyopolimerler olup, biyotutkal üretimi için önemli reaktiflerdir. Kabuklar öğütülerek çeşitli ekstraksiyon çözeltileri (sıcak su, üre, sodyum sülfit + sodyum karbonat) ile işlem görmüş ve ekstrakte edilen tanen verimi ve stiasny sayısı değerleri belirlenmiştir. Ekstraksiyon işlemi pilot ölçekli ekstraksiyon reaktöründe gerçekleştirilmiştir. En yüksek tanen verimi, %18,52 oranıyla sodyum sülfit + sodyum karbonat içeren çözeltide elde edilmiştir. Elde edilen tanen çözeltileri, %5 hekzametilen tetramin (HMTA) sertleştirici olarak kullanılarak formaldehit içermeyen biyotutkal formülasyonları oluşturulmuş ve bu tutkalların fizikokimyasal özellikleri (katı madde miktarı, jelleşme süresi, pH, viskozite, yoğunluk, yüzey gerilimi) belirlenmiştir. Biyotutkalların yapışma performansı lap shear testi ile değerlendirilmiş ve ticari üre-formaldehit tutkalına yakın mukavemet değerleri elde edilmiştir. Özellikle sülfit ve üre bazlı ekstraktlardan üretilen biyotutkallarda viskozite ve jel süresi açısından kullanılabilir sonuçlar elde edilmiştir. Bu sonuçlar, atık orman ürünlerinin yüksek katma değerli biyotutkallar üretmek için kullanılabileceğini ve çevre dostu alternatifler geliştirilerek formaldehit içeren petrol bazlı sentetik tutkallara sürdürülebilir bir alternatif oluşturulabileceğini göstermektedir.Öğe Türk yaylarının yapımında kullanılan geleneksel ve yeni nesil tutkalların yapışma performanslarının karşılaştırılması(2024) Parlak, Salih; Gonultas, Oktayİlkel toplumlardan günümüz modern ordularına kadar insanoğlu varoluşundan beri rekabet ve savaş halinde olmuş, bu mücadeleyi kazanmak için farklı silah sistemleri geliştirmiştir. İlk kullanılan ve geliştirilen silahlardan olan ok ve yayın ilk kez ne zaman, nerede kullanıldığı belli değildir fakat savaşlarda en etkili silahlardan biri olmuştur. Bütün kültürlerde ok ve yay kullanılmasına rağmen geliştirilmesi ve kompozit yay formunu alması göçebe Orta Asya kültürlerinde olmuştur. Kompozit yayın imalinde ana bileşenlerin en önemlisi olan hayvansal tutkalların işlevini vurgulamak gerekir. Ahşap, boynuz ve hayvan tendonlarından oluşan malzemeleri güçlü bir şekilde bir arada tutan tutkalların imali ve kullanımı kompozit yayların yapımını mümkün kılmıştır. Bu makalede yay yapımında kullanılan geleneksel tutkallar ile yeni nesil tutkalların yapışma performansları çekme testi ile karşılaştırılmıştır. Çalışmada Tatar akçaağacından (Acer tataricum L.) hazırlanan ahşap yapışma örnekleri 10 farklı tutkalla 5 bar basınç altında sıcaklık uygulanmadan yapıştırılıp hazırlanmıştır. Çekme testlerinde elde edilen verilere göre en yüksek yapışma mukavemeti deri tutkalından elde edilmiştir. Hayvansal tutkalların kimyasal yapıları, yapısında bulunan fonksiyonel gruplar ve faklılıkları FTIR analizi ile incelenmiştir. Elde edilen spektruma göre hayvansal proteinler için karakteristik pikler belirlenmiştir. Ancak farklı kaynaklardan elde edilen örneklerin amid pik şiddeti farklılıkları ve dalga boyu kaymaları ortaya konulmuştur. Ayrıca lap shear yapışma testi örneklerinin yapışma hattı ışık mikroskobu altında tutkal penetrasyonu ve ahşap tutkal etkileşimi açısından incelenmiştir.Öğe Yonga Levha Üretiminde Tutkallama Öncesi ve Sonrası Parafin İlavesinin Levha Özellikleri Üzerine Etkisi(2023) Işık, Hasan; Gonultas, OktayYonga levha üretiminde levhaların rutubet dayanım özelliklerini iyileştirmek amacıyla parafin emülsiyonu kullanılmaktadır. Parafin endüstriyel yonga levha üretiminde mikser isimli tutkallama makinasında verilmektedir. Bu çalışmada mikser makinasında, veriliş sırasının değiştirilmesinin üretilecek olan yonga levha örneklerinin performans değerlerine etkileri araştırılmıştır. Parafin emülsiyonu, tutkallama öncesi ve sonrası dozajlanmıştır. Yonga levhalar, 18 mm kalınlıkta, 640 kg/m3 yoğunlukta, %32 dış tabaka yonga oranı, %68 orta tabakada yonga oranı olacak şekilde sürekli pres hattında 220 °C sıcaklıkta üretilmiştir. Üretilen levhaların fiziksel özelliklerini belirlemek için su alma ve kalınlığına şişme, mekanik özelliklerini belirlemek için eğilme dayanımı ve yüzeye dik çekme testleri yapılmıştır. Örneklerin formaldehit emisyon değerleri gaz analizi, desikatör ve perfaratör metotları ile incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre parafinin tutkallama işlemi sonrası sisteme verilmesinin formaldehit emisyonu değerlerini desikatör metoduna göre %9.8, perfaratör metoduna göre %7, gaz analizi metoduna göre %17.2 oranında düşürdüğü ortaya konulmuştur. Yüzeye dik çekme direnci tutkallama öncesi 0,52 N/mm2, tutkallama sonrası 0,50 N7mm2 olarak tespit edilmiştir. Parafinin veriliş sırasının değiştirilmesiyle levhaların fiziksel özellikleri olumsuz etkilenmiştir, ancak mekanik özelliklerde ise önemli bir değişiklik gözlemlenmemiştir.












