ALİYA İZZETBEGOVİÇ’İN SİYASAL ONTOLOJİSİ

dc.contributor.authorUlukütük, Mehmet
dc.date.accessioned2026-02-08T15:02:47Z
dc.date.available2026-02-08T15:02:47Z
dc.date.issued2019
dc.departmentBursa Teknik Üniversitesi
dc.description.abstractAliya İzzetbegoviç, çağdaş İslam düşüncesi içerisinde hem yazdıkları ile hem de rol aldığı öneli devlet görevleriyle, hem de söylemleri ile müstesna bir yere sahiptir. Siyasal arenanın ve reel politiğin kalbinde yer alırken Müslüman kimliği ile yaptığı işler arasında maksimum bir uyum arayışı içinde olmuştur. Modern dönemlerin siyaset ve ahlak ile hukuk ve değerler arasındaki yapmış oldukları ayrımların aksine Aliya bunlar arasındaki kopmaz bağları özellikle vurgulamıştır. Bu makalede Aliya’nın siyasal söylem ve uyguları ile siyasal ontolojisi arasındaki ilişkiler günyüzüne çıkarılmaya çalışılacaktır. Zira Aliya’ya göre hayat bir bütündür ve bu bütünlük anlamını kendine dayandığı ontolojiye dayandırır. Siyasal alan da bu ontolojiden bağımsız ele alınamaz. Düşünce hayatı yönlendirmez, hayat düşünceyi istikamet verir. Hayatı kendi ontolojisi tasavvur eden bir yaklaşımın söz konusu ontolojiyi hukuki, siyasi veya ahlaki olarak kompartmanlara ayırması düşünülemez. Modern batı düşüncesinde var olduğu şekli ile hayat, dram ve ütopya seçeneklerine hapsedilemez. 
dc.description.abstractAlija Izetbegovic has an exceptional place both in his writing and his role in the field of pre-eminent state. At the heart of the political arena and real politics, he was seeking maximum harmony between his Muslim identity and his work. In contrast to the distinctions between modern times and politics and morality and law and values, Aliya emphasized the unbroken ties between them. In this article, the relations between Aliya's political discourse and its practices and political ontology will be explored. According to Aliya, life is a whole, and this unity based its ontology on its own. The political field cannot be considered independent of this ontology. Thought life does not lead, life gives direction to thought. It is inconceivable that an approach that envisions a life-ontology can divide the ontology into legal, political or moral compartments. It cannot be confined to life, drama and utopia as it exists in modern western thought.
dc.identifier.endpage64
dc.identifier.issn2636-7645
dc.identifier.issn2636-7645
dc.identifier.issue1
dc.identifier.startpage47
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12885/3653
dc.identifier.volume2
dc.language.isotr
dc.publisherBursa Teknik Üniversitesi
dc.relation.ispartofAcademic Review of Humanities and Social Sciences
dc.relation.ispartofAcademic Review of Humanities and Social Sciences
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_DergiPark_20260207
dc.subjectPhilosophy
dc.subjectFelsefe
dc.titleALİYA İZZETBEGOVİÇ’İN SİYASAL ONTOLOJİSİ
dc.title.alternativeALIJA IZETBEGOVIC’S POLITICAL ONTOLOGY
dc.typeArticle

Dosyalar