Yazar "Tomak, Eylem Dizman" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 19 / 19
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Ahşabın Dış Ortam Koşullarına Karşı Dayanıklılığının Tanen Katkılı Üst Yüzey İşlem Maddesi ile Arttırılması(2017) Tomak, Eylem Dizman; Gönültaş, Oktay; Şam, Ebru DevrimProjenin amacı, sarıçam odun yüzeylerinin valeks, mimoza ve kızılçam kabuk taneni katkılı su esaslı akrilik bir üst yüzey işlem maddesi uygulaması ile UV degradasyonuna karşı daha dayanıklı hale getirilmesidir. Bu amaçla öncelikli olarak 7 farklı kızılçam kabuk çözeltisi elde edilmiş, çözeltiler tanen verimi, stiasny sayısı ve transmisyon değerleri açısından değerlendirilmiş ve en optimum çözelti belirlenmiştir. Ardından, üst yüzey işleminde katkı maddesi olarak kullanılacak en etkili tanen çeşidi ile en optimum tanen miktarının belirlenmesi için yüzeyi tanen + üst yüzey işlem maddesi ile kaplanmış örnekler, 1512 saat hızlandırılmış dış ortam testine maruz bırakılmıştır. Ayrıca çözeltilerin nano ZnO ile kombinasyonuda denenmiştir. Test süresince örnek yüzeylerindeki renk, parlaklık ve yüzey pürüzlülükleri ile makroskopik değişimler periyodik olarak belirlenmiştir. Çalışmada UV?ye karşı ticari bir nano ahşap kaplayıcı ile muamele edilen örnekler referans olarak kullanılmış, sonuçlar işlem görmemiş kontrol örnekleri ile kıyaslanmıştır. Sonuçlarda, tanen verimi ve stiasny sayısı bakımından en optimum çözelti etanol:su 7:3; transmisyon değerleri açısından valeks taneni için %0,1, %0,5 ve %1, mimoza taneni için %0,5, %1 ve %3, kızılçam kabuk taneni için %0,1, %0,5 ve %1 konsantrasyonlar belirlenmiştir. Test sonrasında tüm örneklerin yüzeyleri koyulaşmış, parlaklığı kaybedilmiş ve yüzeyler daha pürüzlü hale gelmiştir. Tanenli örnekler, kontrol ve referans örneklerine kıyasla daha açık renk, daha iyi stabilite, daha parlak ve pürüzsüz yüzeyler vermiştir. Renk parametreleri ve pürüzlülük değerlerindeki değişim üzerine ZnO ile kombinasyonlarda düşük konsantrasyonlu tanen çözeltileri daha iyi sonuçlar vermiş ve sinerjik etki sağlanmıştır. Ancak parlaklık açısından, ZnO?siz örnekler ZnO?li örneklere kıyasla daha iyi sonuçlar vermiştir. Çalışmada, kontrol ve referans örneklerinde 48 saat sonundan itibaren çatlak oluşumu gözlenirken tanenli örneklerde herhangi bir çatlak ve deformasyon oluşmamıştır. Mimoza ve kızılçam kabuk tanenli örneklerin genel görünümü test sonunda daha iyi bulunmuştur. Sonuçların, bitki tanenlerinin dış ortam koşullarında ahşap üst yüzey işlem maddesi ile birlikte kullanılabilirliğine yönelik bilimsel kaynak ve bu alanda yapılacak araştırmalara öneri sunması beklenmektedir.Öğe Atık yağ ile emprenye işleminin ahşap malzemenin fiziksel özelliklerine etkisi(Bursa Teknik Üniversitesi, 2020) Özkan, Esra; Arpacı, Sebnem Sevil; Tomak, Eylem Dizman; Yıldırım, NadirÇalışmada, park ve bahçe mobilyalarında kullanılan 3 farklı odun türünün, atık yağ kullanılarak 3 farklı yöntem ile emprenye işlemi sonucunda fiziksel özelliklerinin iyileştirilmesi amaçlanmıştır. Odun türü olarak kayın, köknar ve ladin tercih edilmiş, emprenye yöntemleri olarak daldırma, fırçalama ve sıcak yağ yöntemleri uygulanmıştır. Örneklerin rutubet değişimi, yoğunluğu, su alım oranı, su itici etkinlik oranı ve temas açısı belirlenmiştir. Çalışmada, tüm örneklerde en fazla ağırlık artışı (%) daldırma yönteminde bulunurken, en az ağırlık artışı fırçalama yönteminde gözlenmiştir. Türler arasında ise en fazla ağırlık artışı köknar örneğinde gözlenmiştir. Emprenye işleminden sonra, en düşük su alım oranı yine daldırma yönteminde görülmüştür. Uygulanan tüm yöntemlerde su alım oranı kontrol örneğine kıyasla düşük bulunmuştur. Su itici etkinlik değerleri karşılaştırıldığında, daldırma yönteminde kayın, ladin ve göknarda daha iyi sonuçlar elde edilmiştir. Uygulanan emprenye yöntemlerinin hepsinde temas açısı 90º’den yüksek bulunmuştur ve sonuç olarak yüzey hidrofobikliği sağlanmıştır. Genel olarak olası bir emprenye maddesi olarak değerlendirilebilecek atık yağ, odunun fiziksel özelliklerini iyileştirmektedir. Çevre kirliliği açısından önemli bir sorun olarak görülen atık yağların emprenye endüstrisinde kullanım imkanı sağlanabilir.Öğe Çeşitli Bitkilerin Su Ekstraktları ve Doğal Yağları ile İşlem Görmüş Sarıçam Odununun Mantar Çürüklüğüne Karşı Direnci(Bursa Teknik Üniversitesi, 2025) Tomak, Eylem Dizman; Temiz, Ali; Ermeydan, Mahmut AliÇeşitli bitkilerin doğal yağları ve su ekstraktlarının biyoaktiviteleri ve antioksidan özellikleri yıllardır gıda uygulamaları, ilaç araştırmaları ve diğer birçok kullanım alanında güvenli bir şekilde kullanıldığını kanıtlamaktadır. Bu çalışmanın amacı çeşitli doğal bitkisel yağlar veya su ekstraktları ile işlenmiş ahşabın mantar çürüklük dayanımını değerlendirmektir. On dört bitkisel yağ ve on dokuz bitki türüne ait su özütleri ile işlenmiş Sarıçam odun örnekleri (Pinus sylvestris L.) iki ay boyunca esmer çürüklük mantarı Coniophora puteana'ya tabi tutuldu. Sonuç olarak, tarçın, nane, sarımsak, kekik ve soğan yağları test edilen diğer yağlardan daha iyi koruma gösterdi. Rezenenin su ekstraktı, odun örneklerini çürüklük mantarına karşı koruyabildi ve işlenmiş odun, başlangıç fırın kuru ağırlığına göre %5'ten daha az ağırlık kaybı gösterdi. İşlenmiş örneklerin neredeyse tamamı kontrollerle karşılaştırıldığında mantar çürüklüğüne karşı daha iyi etkinlik gösterdi; ancak koruma etkisi, EN standartlarına göre başarılı bir ahşap koruyucu için gereken etkinlik aralığında ölçülememiştir.Öğe Çeşitli Odun Türlerinin Dış Ortam Koşullarında UltraviyoleIşınlarına Karşı Dayanımlarının Belirlenmesi(2019) Tomak, Eylem Dizman; Ermeydan, Mahmut Ali; Yılıdırım, İbrahimBu çalışmanın amacı, 16 farklı kaplama türü örneğinin dış ortamda UV ışınları başta olmak üzere bozundurucu faktörlerin etkilerine karşı doğal dayanıklılığının yapay ve gerçek alan denemeleri ile belirlenmesidir. Ayrıca yapay yaşlandırma deneyleri ile gerçek alan denemeleri arasında modelleme oluşturularak, hızlandırılmış yaşlandırma test cihazında bekletilme süresinin doğal koşullarda ne kadar süreye eş değer olduğu belirlenmiştir. Bu amaçla, adi ceviz, dişbudak, kiraz, meşe, akçaağaç, tik, mazel, beli, limba, anigre, tulipe, sapelli, amerikan cevizi ve okaliptüs, kayın ve çam örnekleri laboratuvar koşullarında 340 nm dalga boyuna sahip UVA lambaların etkisine 1512 saat yaşlandırma testine maruz bırakılmıştır. Örnekler aynı zamanda 1 yıl boyunca toprakla teması olmadan Bursa dış ortam koşullarının etkisine bırakılmıştır. Hızlandırılmış yaşlandırma test örneklerinin 1512 saat sonrasında ?L* değerleri incelendiğinde, tik ve amerikan cevizi örnekleri dışında diğer tüm test örneklerinde koyulaşma gözlenmiştir. Test örneklerinde renk değişimi ilk saatlerde etkili bir şekilde görülmektedir. En fazla koyulaşma ve renk değişimi tulipe örneğinde belirlenmiştir. 1512 saat sonunda en az toplam renk değişimi beli test örneklerinde ölçülmüştür. Doğal yaşlandırma test örneklerinde ise en fazla koyulaşma ve renk değişimi çam test örneğinde tespit edilmiştir. 393. gün sonunda en az renk değişimi amerikan cevizi test örneğinde ölçülmüştür. Genel olarak iki yaşlandırma metoduna ait test örneklerinin parlaklık değerlerinde azalma, yüzey pürüzlülüğü değerlerinde ise test süresi boyunca artış meydana gelmektedir. Hızlandırılmış yaşlandırma uygulanan test örneklerinin FT-IR analiz sonuçları incelendiğinde, ilk saatlerde bozunmanın hızlı bir şekilde yaşandığı ve genel olarak 168. saatten sonra ligninin tamamen yok olduğu görülmektedir. Doğal yaşlandırma test örneklerinin FTIR sonuçlarına göre ise 153. günden sonra lignin piki kaybolmaktadır. Hızlandırılmış yaşlandırma ve doğal yaşlandırma testinde toplam renk değişimi değerlerinin yapay sinir ağları ve regresyon modellerinde sapelli hariç tahmini hesaplamalar yapılabilmiştir.Öğe Color change and surface chemistry of nano cerium-oxide treated wood after accelerated weathering([TR] Orman Genel Müdürlüğü, 2022) Özkan, Uğur; Arpacı, Sebnem Sevil; Tomak, Eylem DizmanWood as a natural biological polymer has significant advantages compared to other building materials. However, it has to be impregnated or surface coated since it does not have a resistant structure in outdoor conditions. In this study, Scots pine (Pinus sylvestris L.) samples were treated with nano cerium oxide (CeO2) at 0.1%, 0.2%, 0.5%, 0.7%, 1%, 2%, 3%, 4% and 5% concentrations, and then were exposed to accelerated weathering. Color changes and surface chemistry were determined after 2, 4, 6, 8, 12, 16, 20, 24, 48, 72, 96, 120, 144 and 168 hours of weathering period. Tanalith-E was used as a reference chemical at the same concentration levels. The efficiency of cerium oxide treated samples was compared with the samples treated with Tanalith-E. Thus, the potential of cerium oxide to improve the surface properties of wood exposed to outdoor conditions, instead of a reference chemical, was evaluated. As a result of the study, the surface properties of the samples treated with cerium oxide and Tanalith-E were better protected in comparison to the control samples. Initial weathering periods had a greater impact on surface properties. It was found that cerium oxide showed similar results to the copper-based wood preservative.Öğe Effect of chemical modification on water absorption, dimensional stability and biological durability of wood(Gazi Universitesi Muhendislik-Mimarlik mmfd@gazi.edu.tr, 2014) Tomak, Eylem Dizman; Temiz, AliIn this study, effect of chemical modification using with acetic, phthalic and propionic anhydrides on water absorption, dimensional stability and biological resistance of wood was studied. For this purpose, Scots pine (Pinus sylvestris L.) wood samples were treated with the anhydrides and heated at 120° C during 2, 4 and 8 hours after treatment. Chemical changes in wood were investigated with FT-IR. Dimensional stability and water absorption rates of samples were determined by weighting the samples and measuring the dimensions during 14 days in water submersion test. Decay test was performed using a brown rot fungus, Coniophora puteana for 3 months on both leached and unleached samples. According to results, water absorption rate of treated wood was lower than that of untreated controls. The best results for anti-shrink efficiency were found in propionic, acetic and phthalic anhydride treatments, respectively. The weight loss of samples exposed to C. puteana was found as 34% and 37% for unleached and leached controls, respectively. The weight loss values were in a range of 0-2.1% and 0.5-7.6% for unleached and leached modified samples, respectively. Propionic anhydride showed better decay resistance against decay fungus compared to other anhydrates.Öğe Effect of Weathering Tests on Wood Properties(Bartin University, 2020) Arpacı, Sebnem Sevil; Tomak, Eylem DizmanThe knowledge on the aging of wood and changes on wood properties due to aging is very important in terms of preserving historical wood buildings and wood cultural heritage such as wood objects. Furthermore, againg studies can help to predict the service life of wood. For this purpose, wood can be directly exposed to degrading factors in outdoor conditions, or degradation can be artificially simulated in laboratory conditions. Although natural weathering tests gives the most accurate and reliable results, it is not commonly preferred due to long test periods and high safety requirements. For this reason, artificial aging, which is mostly controlled under laboratory conditions, is commonly preferred by the reseachers. In this review study, the effects of the degrading factors of wood in outdoor conditions were investigated. In the study, abiotic and biotic factors, wood degradation, photodegradation of wood, and its effects on wood properties have been reported. Besides, different artificial and natural aging test methods and modelling between the aging methods are examined.Öğe Ekstraktiflerin dut odununun dış ortam dayanımına etkisi(2023) Ermeydan, Mahmut Ali; Dizman, Rıza; Tomak, Eylem Dizman; Can, AhmetBu çalışmada amaç, dut ağacı (Morus spp.) odun ekstraktiflerinin toprak üstü kullanım yerlerinde maruz kalabileceği UV ışığı başta olmak üzere dış ortamın bozundurucu faktörlerine karşı dayanıklılığının belirlenmesidir. Bu amaçla dut odun örnekleri öncelikli olarak sikloheksan/etanol (2/1) ardından aseton/su (7/3) ve son olarak da su ile toplam 21 gün boyunca üç aşamalı ekstraksiyona maruz bırakılmıştır. Ekstrakte edilen ve edilmeyen örnekler, denize yakın ve denize uzak 2 farklı alanda 6 ay süresince doğal dış ortam koşullarına bırakılmıştır. Örneklerin teste başladıktan 1, 3 ve 6 ay sonra rutubet miktarı, renk ve yüzey pürüzlülük ölçümleri, yüzey kimyası (ATR-FTIR) ve makroskopik açıdan değerlendirilmesi yapılmıştır. Sonuçlarda ekstraksiyon işlemi örneklerin başlangıç yüzey pürüzlülüğünü yaklaşık %50 oranında arttırmış ve rengini %4 oranında açılmasına neden olmuştur. Örneklerin yaşlandırma test süresi uzadıkça rutubet miktarının arttığı, ekstrakte edilen örneklerin ekstrakte edilmeyen örneklere, denize yakın alanda bekletilen örneklerin denizden uzaktaki alanda bekletilen örneklere kıyasla daha fazla rutubet miktarına sahip olduğu bulunmuştur. Ekstrakte edilmeyen örneklerde, yaşlandırma test süresince meydana gelen yüzey pürüzlülüğü, ekstrakte edilen örneklere kıyasla daha fazla olmuştur. Denizden uzak alanda bekletilen ekstrakte edilmeyen örneklerin pürüzlülüğü, denize yakın alanda bekletilen örneklere kıyasla daha fazla bulunmuştur. Yaşlandırılan örneklerde, test süresinin ilk 3 ayında ?L* değerlerinde artma, daha sonra azalma, buna karşın ?a* ve ?b* değerlerinde ise azalma eğilimi gözlenmiştir. 1. ay ile 6. ay arasında toplam renk değişimindeki (?E*) değişim ekstrakte edilmeyen örneklerde ekstrakte edilen örneklere kıyasla daha az bulunmuştur. Yüzey kimyası analizleri, örneklerdeki renk değişimini desteklemekle birlikte örneklerin lignininde yaşlanmanın ilk aşamasından itibaren bozunmalar olduğunu göstermiştir.Öğe Fenol formaldehit reçinesinin farklı oranlarda kullanımının yonga levhaların bazı fiziksel ve mekanik özelliklerine etkisi(2024) Kavut, Mert Tuğberk; Ermeydan, Mahmut Ali; Tomak, Eylem DizmanBu çalışmada, fenol formaldehit tutkal oranı farklılığının tek katlı yonga levhanın bazı fiziksel ve mekanik özellikleri üzerine etkisi araştırılmıştır. Yonga levha üretiminde, odun hammaddesi olarak %40 ince- %60 kaba yonga, tutkal olarak da %45 katı madde oranına sahip fenol-formaldehit reçinesi kullanılmıştır. Yonga levha deney örnekleri hazırlanma aşamasında, üretim parametreleri olan pres basıncı, sıcaklık, zaman, yonga miktarı sabit tutulup, tutkal yüzdesi kuru yonga ağırlığına göre %8, 10 ve 12 olacak şekilde ayarlanmıştır. Üretilen yonga levhaların yoğunluk, su alma ve kalınlığına şişme gibi bazı fiziksel özellikleri ile, eğilme, elastikiyet modülü ve yüzeye dik çekme direnci (iç yapışma) gibi bazı mekanik özellikleri ilgili standartlarına göre gerçekleştirilmiştir. Fenol formaldehit ile üretilen yonga levhalar ayrıca, %10 üre formaldehit tutkalı kullanılarak hazırlanan levha ile aynı özellikler bakımından kıyaslanmış ve istatistiki olarak değerlendirilmiştir. Eğilme direnci, iç yapışma direnci ve kalınlık artışında en iyi sonuçlar fenol formaldehit tutkalının %10 ve 12 oranında kullanılmasında elde edilmiş, %8’lik fenol formaldehit ve %10’lük üre formaldehit tutkalı ile üretilen gruplar arasında istatistiksel açıdan bir farklılık bulunmamış ve bu guruplar diğer gruplardan daha düşük bir performans sergilemiştir. %10-12 fenol formaldehit tutkalıyla üretilen levhalar, %10 üre formaldehit tutkallarıyla üretilen levhalara göre 72 saatte %45 kadar daha az su almış ve %35 oranında daha az şişmiştir. Çalışmada ayrıca, farklı tutkal oranlarına sahip levhaların yüzey kimyası ATR-FTIR ile analiz edilerek karşılaştırılmıştır.Öğe Isıl İşleme Tabi Tutulmuş Ahşap Malzemelerin Boyutsal Stabilitesi(Bursa Technical University, 2025) Eşener, Vahit; Tomak, Eylem DizmanAhşabın boyutsal kararlılığı ve nem içeriği, onun nihai kullanımını etkileyen önemli fiziksel özelliklerdendir. Bu çalışmada, meşe (Quercus spp.), sarı kavak (Dalbergia decipularis), ayous (Triplochiton scleroxylon K. Schum), iroko (Milicia excelsa), dişbudak (Fraxinus spp.) ve çam (Pinus sylvestris) türlerine ait keresteler endüstriyel bir ısıl işlem tesisinde 212°C’de termal modifikasyona tabi tutulmuştur. Termal modifiyeli ve termal modifiyesiz (kontrol) kerestelerden 20x20x30 mm boyutlarında örnekler kesilmiştir. Her grup için 10 adet örnek kullanılmıştır. Tam kuru ağırlık ve boyutları belirlenen örnekler, daha sonra suyun içerisinde 5 gün boyunca bekletilmiş ve süre sonunda tekrar tam kuru ağırlık ve boyutları alınmıştır. Bu döngü 2 kez tekrarlanmıştır. Deneyde örneklerin su alma oranı (%), su itici etkinliği (%), hacimsel genişleme katsayısı (%) ve boyutsal stabilitesi (%) hesaplanmıştır. Sonuç olarak, termal modifiyeli örneklerde kontrollerine kıyasla en az su alma oranı meşe ve ayous odununda görülmüştür. Su itici etkinlik açısından, çam ve sarı kavak örneklerde ısıl işlemin etkisi diğer odun türlerine kıyasla daha düşük tespit edilmiştir. Hacimsel genişleme katsayısı ise, ısıl işlemli dişbudak, çam, sarı kavak ve nispeten meşede, kontrollerine kıyasla önemli ölçüde düşük bulunmuştur. Test edilen 6 tür arasında en düşük boyutsal stabilite iroko odununda tespit edilmiştir.Öğe Modifiye edilmiş ahşabın hızlandırılmış yaşlandırması: Isıl işlemli örnekler ile asetillendirilmiş örneklerin kıyaslanması(2023) Tomak, Eylem Dizman; Can, Ahmet; Ermeydan, Mahmut Ali; Aydın, Mehmet AliBu çalışmada amaç, ısıl işlemli örnekler ile asetillendirilmiş örneklerin toprak üstü kullanım yerlerinde maruz kalabileceği UV ışığı başta olmak üzere dış ortamın bozundurucu faktörlerine karşı dayanıklılığının hızlandırılmış yaşlandırma testi ile belirlenmesidir. Bu amaçla ısıl işlemli çam ve dişbudak örnekleri ile asetillendirilmiş çam odunu örnekleri toplam 400 saat boyunca değişik döngülerde UV ışığı ve suya maruz bırakılmıştır. Örneklerin teste başladıktan 100, 200 ve 400 saat sonra renk ve yüzey kimyası (ATR-FTIR) analizi ile makroskopik açıdan değerlendirilmesi yapılmıştır. Sonuçlarda, ısıl işlemli örneklerin yaşlandırma test süresi uzadıkça koyu olan başlangıç renklerinin açılmaya başladığı ve toplam renk değişimi (?E*) değerlerinin giderek arttığı bulunmuştur. Buna karşın asetillendirilmiş örneklerde ilk 100 saat sonrasındaki renk değişimi test süresince dikkate değer ölçüde değişmemiş ve test boyunca neredeyse stabil olmuştur. Asetillendirilmiş örneklerin rengi hafif açılma eğilimindedir. Kontrol çam ve dişbudak örneklerinde toplam renk değişimi test süresince hafif bir artış eğiliminde olup, en büyük değişim ilk 100 saatlik test süresinde gerçekleşmiştir. Bu örneklerin rengi test süresince koyulaşma eğilimindedir. 100 saat sonrasında kontrol çam ve ısıl işlemli dişbudak örneklerinde çatlaklar gözlenmiş ve test süresince bu çatlaklar giderek artmış ve derinlemiştir. Yüzey kimyası analizleri, örneklerdeki renk değişimini desteklemekle birlikte örneklerin lignininde yaşlanmanın ilk aşasından itibaren bozunmalar olduğunu göstermiştir. Hızlandırılmış yaşlandırma testinin bozundurucu faktörlerine karşı, asetillendirilmiş örnekler ısıl işlemli örneklerden, ısıl işlemli örnekler ise kontrol örneklerinden daha iyi bir performans sergilemiştir.Öğe Poly(?-caprolactone) grafting into Scots pine wood: improvement on the dimensional stability, weathering and decay resistance(Springer Science and Business Media B.V., 2021) Ermeydan, Mahmut Ali; Babacan, Mert; Tomak, Eylem DizmanWood modification treatments by substitution or blocking of wood hydroxyl groups with hydrophobic molecules are some of the novel approaches that may improve dimensional stability, weathering and decay resistance of wood. In this study, the Scots pine (Pinus sylvestris L.) wood was modified by ring opening polymerization of ε-caprolactone to investigate the artificial weathering and decay resistance. In total, 672 h of artificial weathering was applied on modified wood by exposure of UV-light and water cycles. Additionally, decay test was carried out by using Coniophora puteana and Trametes versicolor fungi on the samples after leaching procedure. After weathering, the color change and contact angle measurements, as well as macroscopic observations revealed that the modified wood had significantly better surface properties than reference wood. FT-IR and SEM analysis proved that there was still polycaprolactone on the weathered surface with some minor crack formations of wood structure. The polycaprolactone modification effectively protected wood against decay even after leaching. This study also demonstrates that the polycaprolactone modification can provide a significant improvement on dimensional stability, as well as water repellence of Scot pine wood. Graphic abstract: [Figure not available: see fulltext.]Öğe Surface Wettability Of Boron And Oil-Treated Wood(Univ Federal Lavras-Ufla, 2022) Tomak, Eylem DizmanBackground: Nowadays, demands for more environmentally friendly and cost-effective preservatives are increasing, and new non-traditional procedures are being explored in wood protection field. Plant oils improve the dimensional stability, water repellency and equilibrium moisture content of wood, and protect wood against decay fungi by means of its hydrophobic properties. The aim of this study is to investigate the influence of heat treatment and oil impregnation with or without prior treatment with boron compounds on wetting characteristic of Scots pine (Pinus sylvestris L.) and beech (Fagus orientalis L.) wood. Wood specimens were impregnated with boric acid, borax and agricultural boron at concentrations of 1%, 2% and 5% followed by oil heat treated with waste and sunflower oil at 160C. Wettability was measured by contact angle with the sessile drop technique using water. Results: Water contact angles on oil treated specimens increased while wetting tension decreased, and the wood more poorly wetted by water compared to the controls. A change in the drop volume on the surface of double treated specimens was around 5% based on the initial drop volume. Waste oil treatment resulted in having the greatest water repellent efficiency. High loadings of boron compounds decreased the contact angle and therefore the quantity of water absorbed by the wood increased. Conclusion: Wettability was decreased in specimens pretreated with boron and this confirmed that the hydrophobic surface was created by oil. Wettability is a prerequisite for good adhesion, coating and painting and this feature may be reduced by the less hydrophilic surfaces created after oil heat treatment.Öğe Tekstil kimyasalı modifikasyonunun kavaktan üretilen parelel şerit kerestelerin bazı fiziksel, mekanik ve biyolojik özellikleri üzerine etkisi(2016) Kurt, Ramazan; Çetin, Nilgün; Tomak, Eylem Dizman; Gemci, Remzi; Pak, Mehmet; Mengeloğlu, Fatih-Öğe The effect of sunlight on the wood properties in indoor applications([TR] Orman Genel Müdürlüğü, 2022) Özkan, Uğur; Tomak, Eylem DizmanWood, as a natural building material, can be used in many places such as exterior facades, pathways, camellias and house construction. It is also preferred indoors due to its aesthetic appearance. Surface appearance and color stabilization are very important in indoor applications, especially for furniture. Similar to outdoor conditions, wood products tend to yellowing and darkening over time as a result of photo-oxidation of lignin in indoor conditions. It is a common practice to subject the wood to artificial weathering test in a variable cycle of UV, water and temperature in laboratory conditions to determine the resistance of wood against solar irradiance degradations. However, more realistic and objective results can be obtained by exposure to natural conditions. The wooden materials, which are used near the windows in indoor conditions, can be subjected to color change and surface degradation due to sunlight passing through the glass, and this can be artificially simulated by using UVA-351 nm lamps. In this review study, the effects of the degrading factors of wood in indoor conditions, and its effects on wood properties were investigated. In addition, different artificial and natural weathering test methods were examined, and the modellings between the artificial and natural weathering tests were mentioned in this study.Öğe Üç Yeni Kimyasal Odun Modifikasyonu Yönteminin Yapay Dış Ortam Koşullarına ve Mantar Çürüklüğüne Karşı Dayanım Özelliklerinin İncelenmesi(2018) Ermeydan, Mahmut Ali; Tomak, Eylem DizmanBu projede, üç farklı yöntemle kimyasal modifikasyon yapılmıs sarıçam (Pinus sylvestris L.) odunu örneklerinin yapay dıs ortam kosullarına ve mantar çürüklügüne karsı performansını arastırmak amaçlanmaktadır. Bu üç kimyasal yöntem genel hatlarıyla ladin (Picea abies) odun örneklerinin modifikasyonu olarak bildirilmis olup, dogal öz odundan esinlenerek yapılan flavonoid modifikasyonu, polistiren modifikasyonu ve polikaprolakton modifikasyonudur. Bu yöntemlerle modifiye edilen odun örneklerinin 672 saat yapay dıs ortam kosullarına (UV ve suyun degisken döngülerine maruz bırakılarak) karsı dayanımları ve laboratuvar ortamında Coniophora puteana ve Coriolus versicolor mantarları ile çürüklük testlerine tabi tutularak biyolojik dayanımları incelenmistir. Yapay yaslandırma testi boyunca örnek yüzeylerindeki renk ve makroskopik degisimleri periyodik olarak belirlenmistir. Gerçeklestirilen yapay dıs ortam testi sonrasında örneklerin rengindeki, yüzey kimyasındaki (ATR-FTIR), hidrofobikligindeki (temas açısı ölçümü) ve morfolojisindeki (SEM) degisimleri incelenmistir. Sonuçlarda, mantar çürüklük testlerinde 8 hafta boyunca mantar saldırılarına maruz bırakılan örneklerin referans(islem görmemis) ve kontrol(yalnız çözücü islemi) örneklerine kıyasla yüksek dayanım gösterdikleri (%3?den küçük) tespit edilmistir. Yapay yaslandırma sonucunda tüm örneklerin yüzeylerinin koyulastıgı ve yüzeylerde mikro ve makro çatlaklar olustugu anlasılmaktadır. Ancak modifiye örneklerin renk degerleri referans ve solvent kontrollere kıyasla daha az oranda degistigi saptanmıstır. Yüzey morfolojisi incelenen modifiye örneklerde yine daha az oranda mikro çatlaklar olustugu tespit edilmistir. Sonuçların, hidrofobik bilesik ve polimerler ile modifiye edilen ahsabın dıs ortam kosullarında kullanılabilirligine yönelik bilimsel kaynak ve bu alanda yapılacak arastırmalara öneri sunması beklenmektedir.Öğe WATER ABSORPTION, ANTI-SHRINK EFFICIENCY AND DECAY RESISTANCE OF TREATED WOOD BY SILICA BASED SOLUTIONS(Yildiz Technical University, 2020) Tomak, Eylem Dizman; şam Parmak, Ebru Devrim; Arpaci, şebnem SevilIn this study, the effect of two different silica (SiO2) based solutions on water absorption, anti-shrink efficiency and decay resistance of Scots pine wood was studied. Sol-gel process was used in order to prepare SiO2 based solutions. One of the SiO2 based solutions (Sol-gel 1) was prepared by using tetraethoxysilane (TEOS) and de-ionized water (TEOS:H2O=1:1/2). The same precursors was used for preparing the other solution (Sol-gel 2) but with a different molar ratio of TEOS:H2O=1:4. Scots pine wood specimens were first vacuum impregnated with the solutions and then cured. The level of water absorption and anti-shrink efficiency were determined with cyclical wetting tests, total of 14 days. Specimens were exposed to brown rot fungus, Coniophora puteana attack according to modified EN 113 standard to determine the best SiO2 based solution for sufficient decay resistance. Leached specimens were also suspected to decay test in order to evaluate any loss in effectiveness in decay resistance due to possibility of silica leaching. Both solutions had similar weight percent gains in wood, around 25%. SiO2 treated specimens decreased water absorption of wood as 20% in comparison with un-treated controls. Anti-shrink efficiency of wood was found as 26% for Sol-gel 1 solution and 35% for Sol-gel 2 solution at the end of the test. Decay resistance of treated specimens was in the range of 63-91% in comparison with controls. Sol-gel 2 solution were found efficacious in suppressing Coniophora puteana attack when no leaching prior the decay test was used, however, Sol-gel 1 solution seemed to be ineffective against fungus attack that exhibited more than 3% weight loss. Leached specimens had higher weight loss than un-leached specimens. The silica in leached wood supposed to be not sufficient to prevent brown rot fungus attack on wood. Results clearly showed that Sol-gel 2 solution had better water absorption and anti-shrink efficiency rates, and decay resistance than Sol-gel 1 solution. © 2020 Yildiz Technical University. All Rights Reserved.Öğe Wood Property Improvement of Siberian Pine by Combination of Boric Acid Impregnation and In-Situ Polymerization of ?-Caprolactone(2019) Ermeydan, Mahmut Ali; Tomak, Eylem Dizman; Kartal, Zeynep NurWood is an excellent engineering material with its light weight and high mechanical properties. However, it is susceptible to biodegradation due to its hygroscopic nature and chemical composition that limits both its indoor and outdoor usage. Boron compounds which are known as eco-friendly wood preservatives have limited utility at outdoor conditions since they are easily leached out from wood by water. The aim of this study is to prevent boron leaching by creating a polymer network that encapsulates boron compound inside the wood cell walls, thus decay resistance, dimensional stability and water repellence are improved. In the study, Siberian pine samples were impregnated with 1% boric acid in DMF(N,N-Dimethylformamide) and further ?-caprolactone monomer (1% SnOct2 as initiator) mixture for further in-situ polymerization were carried out in the oven at 150°C for 3 hours. Prior to decay testing, leaching test was conducted in order to evaluate any loss in effectiveness in decay resistance against to C. puteana and C. versicolor attack due to possibility of boron leaching from wood. The results showed that leached samples had lower weight loss than unleached samples after C. puteana attack, however, the weight loss by C. versicolor attack increased in leached samples. Decay resistance of treated samples was found to be 7-99% in comparison with references. Boric acid and polymer combination increased dimensional stability (25% ASE), and water repellence (15%) of wood compared to references without deformation. This method showed that curing may be an alternative for wood modification with in-situ polycaprolactone polymerization in order to use hazardous solvent media for polymerization.Öğe YAŞLANDIRMA SONRASI KAYIN ODUNUNDA ÇÜRÜME ETKİSİ(Bülent VEREP, 2020) Arpacı, Sebnem Sevil; Cambazoğlu, Merve; Tomak, Eylem DizmanAhşap, dış mekan uygulamalarında foto degredasyona karşı hassastır ve yüzeyinde mikro veya makro çatlaklar, renk değişiklikleri gibi deformasyonlar meydana gelir. Özellikle çatlaklar, ahşap malzemeyi biyotik saldırılara karşı daha savunmasız hale getirir. Bu çalışmada, doğal ve hızlandırılmış UV yaşlandırma testi uygulanmış kayın örneklerinin esmer (Coniophora puteana) ve beyaz çürüklük (Coriolus versicolor) mantar saldırılarına karşı dayanımı araştırılmıştır. Bu amaçla, 393 gün boyunca doğal dış ortam testi (NW) ve 1512 saat süreyle hızlandırılmış UV yaşlandırma testine (AW) maruz kalan kayın örnekleri, 2 ve 4 hafta boyunca agar ortamında çürüme testine tabi tutulmuştur. 2 haftalık bozunma testinden sonra, C. versicolor ile numunelerin ağırlık kaybı kontroller için %24.30, AW numuneleri için %13.29 ve NW numuneleri için %24.38 olarak bulunmuştur. C. puteana durumunda kontroller, AW örnekleri ve NW örnekleri için sırasıyla %21.15, %21.49 ve %30.61 olarak bulunmuştur. C. versicolor ile numunelerin ağırlık kaybı, 4 haftalık bozulma testinden sonra kontroller için %61.82, AW numuneleri için %30.72 ve NW numuneleri için %37.62 olarak bulunmuştur. C. puteana'nın 4 haftalık maruziyetiyle ağırlık kaybı, kontroller, AW örnekleri ve NW örnekleri için sırasıyla %21.43, %8.44 ve %37.67 olarak bulunmuştur. Doğal dış ortam testi, her iki mantar türü için hızlandırılmış yaşlandırma testinden daha fazla ağırlık kaybına neden olmuştur.












