Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • DSpace İçeriği
  • Analiz
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Kalkan, Mehmet" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 10 / 10
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Çam kozalak emici böceği (Leptoglossus occidentalis Heidemann)’nin karaçam ve sarıçam tohumlarının doluluk ve çimlenmesine etkisi
    (Bursa Teknik Üniversitesi, 2021) Kalkan, Mehmet; Arık, Gülşen; Çiçekçi, Gaye; Yılmaz, Mustafa; Parlak, Salih
    Karaçam (Pinus nigra Arnold) ve Sarıçam (Pinus sylvestris L.) Türkiye’de geniş yayılış gösteren çam türlerindendir. Her iki türde de bol miktarda dolu tohum bulunması özellikle doğal gençleştirme çalışmaları için temel gerekliliktir. Son yıllarda çam kozalak emici böceği (Leptoglossus occidentalis Heidemann)’nin ibreli ağaç türlerinin kozalaklarını delerek tohumlarına zarar verdiği kaydedilmektedir. İğne şeklindeki ağız yapısıyla kozalak dokusuna iğnesini batırmakta, tohum içerisine sindirim enzimi salgılayarak sıvı hale getirdiği embriyoları sindirim sistemine çekerek beslenmektedir. Bu çalışmada 9 farklı karaçam orijini (Ayvacık, Keles, Akpınar-İzmir, Kayalı-Kırklareli, Kırklareli, Bayındır, Akhisar, Çukurören-Gediz, Gölcük) ve 3 farklı sarıçam orijininden (Dodurga, Erzincan, Akdağmadeni) elde edilen tohumlar üzerinde söz konusu böceğin etkisi ve doluluk oranı incelenmiştir. Çalışma kapsamında her orijinden rastgele seçilen 300 (3*100) tohum kırılarak dolu-boş-böcekli oranları tespit edilmiştir. Karaçam dolu tohum oranı 9 farklı orijinin ortalaması olarak %72.3, böcekli tohum oranı %24.6 ve boş tohum oranı %3.1 olarak tespit edilmiştir. 3 farklı orijinin ortalaması olarak sarıçam dolu tohum oranı %91.3, böcekli tohum oranı %6, boş tohum oranı ise %2.7 olarak belirlenmiştir. Her iki türde de böcek zararı bakımından orijinler arasında belirgin farklılık görülmektedir. Çimlenme testleri sonucuna göre karaçamda 9 farklı orijinin ortalama çimlenme yüzdesi %13.9, sarıçamda 3 farklı orijinin ortalama çimlenme yüzdesi %33.3 olarak tespit edilmiştir. Zararlının ülkemizde bulunan diğer ibreli türlerin tohumları üzerindeki etkisi araştırılmalıdır.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Determining empty seed formation and germination rates induced by Leptoglossus occidentalis (Heidemann) in coniferous species in Turkish forests
    (Springer Heidelberg, 2024) Parlak, Salih; Yilmaz, Mustafa; Akay, Abdullah Emin; Sarikaya, Oguzhan; Acici, Oezden; Can, Hacer; Kalkan, Mehmet
    In recent years, low germination rates have been a problem in the seeds of various coniferous species in Turkey, particularly Turkish red pine (Pinus brutia) and black pine (Pinus nigra), which are commonly used species for afforestation activities. The increase in low germination rates corresponds to the spread of Leptoglossus occidentalis (Heidemann) in coniferous forests, suggesting an investigation of the potential correlation between the spread of this insect and the empty seed formation and germination rates. This study aimed to investigate the main causes of empty seeds and low germination rates induced by L. occidentalis in coniferous species in Turkey. Sample cones were collected from various coniferous species, including fir (Abies spp.), stone pine (Pinus pinea), Turkish red pine (Pinus brutia), spruce (Picea orientalis), cedar (Cedrus libani), maritime pine (Pinus pinaster), black pine (Pinus nigra), and Scots pine (Pinus sylvestris), based on their geographical distribution. The seeds were extracted, and the 1000-seed weights were determined for each species, followed by germination tests conducted under controlled conditions. Statistical analysis revealed significant variations in germination rates between species. Among the eight species examined, Scots pine (Pinus sylvestris) had the highest germination rate of 37.9%, while fir (Abies spp) had the lowest rate of 0.4%. Further analysis showed variations in germination rates based on aspects, with generally higher rates observed in sunny aspects. The results indicated that L. occidentalis caused a significant decrease in seed germination ranging from 60 to 99% in coniferous species and reductions in 1000-seed weights ranging from 19 to 81% among the species, except for Scots pine. The findings highlight widespread germination issues in the seeds of most coniferous trees in Turkey. It was found that L. occidentalis significantly contributes to the formation of empty seeds and lower germination rates in coniferous forests. Therefore, developing strategies to protect and conserve seed resources is essential to mitigate negative impacts on forest resources.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Eskişehir-Tandır mevkiindeki karaçam (Pinus nigra subsp. pallasiana) gençleştirme çalışmalarının tohum ağacı doğal gençleştirme yöntemi bakımından değerlendirilmesi
    (Bursa Teknik Üniversitesi, 2017) Kalkan, Mehmet; Yılmaz, Mustafa
    Karaçam (Pinus nigra Arnold. ssp. pallasiana) Türkiye'nin önemli ağaç türlerinden biridir ve yaklaşık 4,2 milyon ha alanda yayılış göstermektedir. Ülkemizde karaçamın gençleştirilmesinde ise genellikle siper işletmesi tercih edilmektedir. Doğal gençleştirmeyi sağlamak amacıyla alanda bırakılan belirli sayıdaki tohum ağaçlarından gelen tohumlarla yeni gençliği oluşturmada kullanılan yöntemlerden biri de tohum ağacı yöntemidir. Bu yöntem özellikle Kuzey Amerika'da tohumu hafif olan birçok ışık-yarı ışık orman ağacının gençleştirilmesinde kullanılmaktadır. Bu çalışmada, Eskişehir-Tandır mevkiindeki 27,9 ha karaçam meşceresinin 2015 ve 2016 yıllarında başlayan gençleştirme çalışmaları araştırılmıştır. Araştırma sahası 1200-1300 m yükseltiye ve %5-30 eğime sahiptir. Bol tohum yılı öncesinde toprak işleme ve arazi hazırlığı yapılmıştır. Ayrıca 2016 ve 2017 ilkbaharında 1+0 yaşlı tüplü fidan dikilmiştir. Araştırma sahasında, tohum ağacı doğal gençleştirme yöntemine benzer şekilde hektarda ortalama 17 tohum ağacı bırakılmıştır. Bu nedenle gençleştirme sahasının, tohum ağacı doğal gençleştirme yöntemi bakımından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında Tandır mevkiindeki birer yıl arayla tensile alınan sahalar ve müdahale görmeyen aynı özelliklere sahip yan meşcere üzerinde incelemelerde bulunulmuştur. Her sahadan 30 adet rastgele seçilen tohum ve örnek ağaçlar üzerinde çap, boy, yaş, artım, hacim, kabuk kalınlığı ve tepe tacı belirlenmiştir. Ayrıca tensile alınan sahalarda tohumdan gelen ve dikimle gelen fidanlar araştırılmıştır. Tohumdan gelen fidanların tohum ağacına olan uzaklığı ve bakıya göre dağılımı incelenmiştir. Ayrıca 1+0 yaşında dikilen tüplü fidanların başarı oranı belirlenmiştir. 2017 sonbaharında veri toplama ve ölçüm işlemleri tamamlanmıştır. Çalışma sonucunda, ölçülen ve tespit edilen değerler müdahale gören ve görmeyen sahalar bakımından irdelenmiştir. 27,9 ha'lık toplam çalışma alanında yaklaşık tohumdan gelen fidan sayısı 91.540 adet olarak hesaplanmıştır. Böylece 2 m2'de 0,65 adet tohumdan gelen fidan tespit edilmiş ve bu sebeple doğal gençleştirmede 2 m2'de en az 1 adet fidan olma şartını sağlayamamıştır. Tohumdan gelen fidanların, tohum ağacına göre en fazla dağılışı kuzey yönünde olduğu tespit edilmiştir. Tohumlama mesafesine göre ise en fazla 4., 5. ve 6. metreler arasında dağılış gösterdiği belirlenmiştir. Dikim yapılan fidanlar üzerinde yapılan sayım sonucu %80,5 başarı olduğu belirlenmiştir. Tohum ağacı doğal gençleştirme yöntemi düşük bonitetli Eskişehir-Tandır mevkiindeki karaçam meşceresinin doğal gençleştirilmesinde kısmen başarılı sonuç vermiştir. Yöntemin uygulanmasında tohum takviyesi ile başarı oranı yükseltilebilir. Ülkemizde farklı türlerin bazı yetişme ortamlarında yöntemin uygulanabilirliği araştırılmalıdır.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Impact of Temperature Inversion on the Distribution Shifts of Turkish Red Pine (Pinus brutia Ten.) and Black Pine (Pinus nigra Arnold.) in the Karıncalı Region, Bursa-Orhaneli
    (Croatian Forest Research Inst, 2025) Yilmaz, Mustafa; Parlak, Salih; Erken, Kamil; Kalkan, Mehmet
    Topographic diversity leads to climate and vegetation differences over short distances. A significant example of these differences is temperature inversion, where cold air accumulates in hollows and concave areas, resulting in lower temperatures in lower zones and affecting the distribution limits of plant species. In this study conducted in the Kar & imath;ncal & imath; region of Orhaneli, Bursa, the effect of temperature inversion on the natural distribution of Turkish red pine (Pinus brutia Ten.) and black pine (Pinus nigra Arnold.) stands was investigated. Measurements made with temperature sensors placed between 500-600 m altitude for two years showed that although black pine is generally distributed at higher altitudes, it is located below the red pine zones due to temperature inversion. Especially in the lower zones, recorded low temperatures have revealed the cold adaptation advantage of black pine. Temperature inversion affects the distribution limits of plant species, reshaping ecosystem structure and interspecies competition. This highlights the necessity of considering temperature inversion areas in forestry activities. In reforestation projects to be carried out in areas where inversion conditions are effective, the selection of cold-resistant species is of vital importance for the success of the applications.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Seed characteristics of Amygdalus arabica in Adiyaman region of Turkey
    (Bogucki Wydawnictwo Naukowe, 2020) Yılmaz, Mustafa; Kalkan, Mehmet; Demirbag, Hakan
    Mountain almond (Amygdalus arabica) is a shrub with naturally distributing in Turkey, Iran, Iraq, Syria, Jordan and Saudi Arabia. A. arabica also known as bitter almond and can reach up to 2.5 m. The natural distribution of mountain almond is generally in the Southeast Region of Turkey. The present study carried out to determine the morphological and physiological characteristics of the seed of mountain almond. The seeds were collected from three different populations of A. arabica in Adiyaman. For different each populations seed weight, height, width, thickness, and 1000-seed weight were measured in the laboratory. Morphological characteristics of A. arabica seeds varied according to their populations. Seed germination tests were conducted at 20 degrees C, after prechilling for 0, 3, 6, and 9 weeks at 4 degrees C. Prechilling treatments of 3 weeks were insufficient, but 6 and 9 weeks of prechilling were found to eliminate seed dormancy and led to the highest germination percentage. The average germination percentage after 0, 3, 6, and 9 weeks of prechilling were 3.1%, 49.6%, 80.4%, and 81.1%, respectively. The average mean germination time was approximately between 8 and 10 days.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    The effect of western conifer seed bug (Leptoglossus occidentalis Heidemann) on stone pine (Pinus pinea L.) seeds in Bursa
    (Bursa Teknik Üniversitesi, 2022) Bulut, Bülent; Kalkan, Mehmet; Yılmaz, Mustafa
    Stone pine (Pinus pinea L.) is one of the five natural pine species in Türkiye, and it is distributed in all Mediterranean coastal areas from Portugal to Anatolia. It naturally distiributes in the provinces of Artvin, Trabzon, Bartın, Bursa, İzmir, Aydın, Muğla, Antalya, Kahramanmaraş in Türkiye. In recent years, it has been reported that the western conifer seed bug (Leptoglossus occidentalis Heidemann) pierces the cones of coniferous tree species and damages their seeds. The insects insert their mouth stylets into the conifer tissue, it secretes digestive enzymes into the seed and sucks the embryos that it liquefies. Although the insect causes damage to many coniferous tree species, it has come to the forefront especially with the damage it causes to pine seed production in our country. In this study, the effect of western conifer seed bug (Leptoglossus occidentalis Heidemann) on stone pine (Pinus pinea L.) seeds in Bursa was investigated. Within the scope of the study, the average sound-empty-damaged seed ratios were determined as a result of the cutting test. According to the results of the cutting test, it was determined that the average insect damage was 61.2% in the three populations. The average sound seed rate in the three populations was 29.4%, and the average empty seeds rate was 9.4%. In order to determine the effect of insect damage on germination, the seed germination tests were conducted at 20 °C, after prechilling for 0 (control) and 4 weeks. The average germination rate was 13.8% in the control group, prechilling did not have a favorable effect on the germination percentage. The effect of the bug on the seeds of other coniferous species in our country should be investigated.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    TOHUM AĞACI DOĞAL GENÇLEŞTİRME YÖNTEMİNİN KARAÇAM (Pinus nigra subsp. pallasiana)’DA UYGULANMASI, ESKİŞEHİR-TANDIR ÖRNEĞİ
    (Kahramanmaras Sutcu Imam University, 2019) Yılmaz, Mustafa; Kalkan, Mehmet
    Karaçam (Pinus nigra Arnold. ssp. pallasiana) Türkiye’nin önemli ağaç türlerinden biridir. Ülkemizde karaçamın gençleştirilmesinde ise genellikle siper işletmesi tercih edilmektedir. Doğal gençleştirmeyi sağlamak amacıyla alanda bırakılan belirli sayıdaki tohum ağaçlarından gelen tohumlarla yeni gençliği oluşturmada kullanılan yöntemlerden biri de tohum ağacı yöntemidir. Bu çalışmada, Eskişehir-Tandır mevkiindeki 27.9 ha karaçam meşceresinin 2015 ve 2016 yıllarında başlayan gençleştirme çalışmaları araştırılmıştır. Araştırma sahasında, tohum ağacı doğal gençleştirme yöntemine benzer şekilde hektarda ortalama 17 tohum ağacı bırakılmıştır. Ayrıca sahada 1+0 fidan dikimi yapılmıştır. Araştırma kapsamında Tandır mevkiindeki birer yıl arayla tensile alınan sahalar ve müdahale görmeyen aynı özelliklere sahip yan meşcere üzerinde incelemelerde bulunulmuştur. Her sahadan 30 adet rastgele seçilen tohum ve örnek ağaçlar üzerinde çap, boy ve tepe tacı özellikleri belirlenmiştir. Ayrıca tensile alınan sahalarda tohumdan gelen ve dikimle gelen fidanlar araştırılmıştır. Tohumdan gelen fidanların tohum ağacına olan uzaklığı ve bakıya göre dağılımı incelenmiştir. Ayrıca 1+0 yaşında dikilen tüplü fidanların başarı oranı belirlenmiştir. 2017 sonbaharında veri toplama ve ölçüm işlemleri tamamlanmıştır. Çalışma sonucunda, ölçülen ve tespit edilen değerler müdahale gören ve görmeyen sahalar bakımından irdelenmiştir. 27.9 ha’lık toplam çalışma alanında yaklaşık tohumdan gelen fidan sayısı 91.540 adet olarak hesaplanmıştır. Böylece 2 m2’de 0.65 adet tohumdan gelen fidan tespit edilmiştir. Tohumdan gelen fidanların, tohum ağacına göre en fazla dağılışı kuzey yönünde olduğu tespit edilmiştir. Tohumlama mesafesine göre ise en fazla 4., 5. ve 6. metreler arasında dağılış gösterdiği belirlenmiştir. Tohum ağacı doğal gençleştirme yöntemi düşük bonitetli Eskişehir-Tandır mevkiindeki karaçam meşceresinin doğal gençleştirilmesinde kısmen başarılı sonuç vermiştir. Yöntemin uygulanmasında tohum takviyesi ile başarı oranı yükseltilebilir. Ülkemizde farklı türlerin bazı yetişme ortamlarında yöntemin uygulanabilirliği araştırılmalıdır.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Türk fındığı (Corylus colurna L.) tohumlarının fizyolojisi üzerine araştırmalar
    (Bursa Teknik Üniversitesi, 2023) Kalkan, Mehmet; Yılmaz, Mustafa
    Türk fındığının (Corylus colurna L.), Türkiye'de Karadeniz, Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerinde çok sayıda birbirinden kopuk popülasyonları bulunmaktadır. Ülkemizdeki küçük popülasyonların birçoğu tehlike altındadır. Bu çalışmada 10 popülasyon üzerinden Türk fındığı tohumlarının fizyolojik, morfolojik ve kimyasal özellikleri incelenmiştir. Fizyolojik nitelikler kapsamında dormansi durumu, çimlenme özellikleri, kurumaya duyarlılık ve saklanabilirlik nitelikleri araştırılmıştır. Popülasyonlar morfolojik özellikler bakımından büyük farklılıklar göstermiştir. Popülasyonlar genel ortalama 1000-dane ağırlığı 1438,8 g (1243,7-1658,8) ve embriyo tohum oranı %35,0 (%31,3-37,9) bulunmuştur. 7 popülasyonda gerçekleştirilen kimyasal analizlere ortalama yağ içeriği, protein, nişasta ve kül sırasıyla %64,1, %15,9, % 1,02 (10,2 g/kg) ve %2,5 olduğu tespit edilmiştir. Tohumlarının fizyolojik dormansisinin giderilmesinde, tohumlara dört hafta aralıklarla 28 haftaya kadar soğuk katlama işlemi uygulanmış ve katlama sonrası 20 °C sıcaklıkta çimlenmeye alınmıştır. Fizyolojik dormansi testi sonunda çimlenme yüzdesinin ortalama %30,8 olduğu tespit edilmiştir. Morfolojik ve morfofizyolojik dormansinin varlığını ve derinliği test edilmiş, üç farklı popülasyona göre 4 hafta ılık katlama + 18 hafta soğuk katlama sonrası 20 °C'de çimlenme yüzdesi ortalaması %12,2 bulunmuştur. Tohum kabuğunun dormansideki rolünü (mekanik ve fiziksel dormansinin varlığını) tespit etmek amacıyla çatlak tohum ve embriyo çimlenme testi gerçekleştirilmiştir. Üç popülasyonda 20 hafta soğuk katlama işlemi sonrası 20 °C'de çimlenme yüzdesinin mekanik dormansi testi sonucu ortalama %62,2 ve fiziksel dormansi testi sonucu ortalama %85,6 olduğu tespit edilmiştir. Tohum kabuğunun çatlatılması ve hatta uzaklaştırılmasıyla çimlenme yüzdesi artmıştır. Ancak hem çatlak tohum hem de embriyoda 8 hafta soğuk katlamaya kadar çimlenme gözlenmemesi, Türk fındığının birleşik dormansiye (fiziksel + fizyolojik) sahip olduğunu doğrulamıştır. Çimlenme sıcaklığının çimlenme parametrelerine etkisine belirlemek üzere üç popülasyonda 10 °C, 15 °C ve 20 °C sıcaklıkta çimlenme testleri gerçekleştirilmiştir. 20 hafta soğuk katlama süresi sonunda çimlenme yüzdesi ortalaması 10 °C'de %30, 15 °C'de %32,6 ve 20 °C'de %19,3 olarak bulunmuştur. Türk fındığında 15 °C çimlenme sıcaklığının daha uygun olduğu söylenebilir. Ayrıca kurumaya duyarlılık ve saklama özelliklerinin belirlenmesi amacıyla tohumlar %3,5, %5, %6,5 nem oranlarına indirilmiş ve 6 ay süreyle +4 °C ve -18 °C sıcaklıkta saklanmıştır. En yüksek tohum canlılığı +4 °C sıcaklıkta %3,5 nem içeriği (%81,48) ile elde edilmiştir.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Türk fındığı (Corylus colurna)’nın doğal yayılışında yeni alanlar: Dağakça ve Çakallar (Bursa)
    (2024) Kalkan, Mehmet; Yılmaz, Mustafa
    Türk fındığının (Corylus colurna L.), Türkiye'de Karadeniz, Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerinde çok sayıda birbirinden kopuk ve birçoğu tehlike altında olan popülasyonları bulunmaktadır. Türk fındığının Bursa ilinde Dağakça-Osmangazi ve Çakallar-Mustafakemalpaşa yörelerinde bulunduğu yeni doğal yayılış alanları ilk kez tespit edilmiştir. Osmangazi ilçesine bağlı Dağakça köyünün batı ve kuzey batı kısımlarında Türk fındığı yayılış yapmaktadır. Alacakaya tepesi, Çalpınar mevki, Kocakır tepesi, Topraklı tepelerinde meşcere kurduğu ve 800-1000 metre yükselti aralığında bulunan 590 hektarlık bir alanda doğal yayılış yaptığı belirlenmiştir. Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Çakallar köyünün kuzeyinde bulunan Kale ve Düdar tepelerinin yamaçlarında (650-900 m) ve güneyinde yer alan Küçükçal ve Sakarınbaşı tepelerinin yamaçlarında (800-975 m) münferit ve küme halinde Türk fındığı doğal yayılış göstermektedir. Türk fındığı, genellikle IUCN Kırmızı Listesi'nde \"Düşük Risk\" kategorisinde yer alsa da sınırlı yayılış alanları ve habitat kaybı nedeniyle bazı bölgelerdeki popülasyonları tehlike altındadır. Türk fındığının doğal yayılış yaptığı Bursa’daki popülasyonlarının gen kaynağı bakımından korunması ve çoğaltılması büyük öneme sahiptir. Bu yeni yayılış alanlarının koruma altına alınması ve sürdürülebilir orman yönetimi uygulamalarıyla desteklenmesi gerekmektedir.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    UNUTULAN AĞAÇ: DARDAĞAN (Celtis tournefortii Lam.)’LARIN ADIYAMAN VE ŞANLIURFA'DA KORUNMASI GEREKEN BAZI ANIT AĞAÇ NİTELİKLİ BİREYLERİ
    (2025) Demirbağ, Hakan; Yılmaz, Mustafa; Kalkan, Mehmet; Cicekli, Zeynep
    Anıt ağaçlar bir yörenin dünü, bugünü ve geleceği arasında köprü kuran tarihi tanıklarıdır. Günümüzde pek çok türe ait anıt ağaç bulunmaktadır. Adıyaman ve Şanlıurfa illerini kapsayan bu çalışmada; geçmişten geleceğe uzanan, çeşitli toprak ve iklim koşullarına dayanıklı, doğal türümüz dardağan (Celtis tournefortii L.)’nın anıt ağaç niteliğindeki bazı fertleri tespit edilmiştir. Örnekler boy, çap ve yaş kriterine göre incelenerek bakı ve koordinatları kaydedilmiştir. Buna göre on adet dardağan bireyi araştırmaya konu edilmiştir. Bu bireylerden 8 adeti Adıyaman, 2 adeti Şanlıurfa’da bulunmaktadır. Ağacın bulunduğu yerlerde çeşitli mülakatlar yapılarak tarihi, folklorik ve mistik özellikleri tartışılmıştır. Değerlendirmeler dardağanların anıt ağaç olarak tescil edilebilecek niteliklerde olduğunu ortaya koymuştur. Türe ait birçok bireyin korunmaya muhtaç durumda olduğu anlaşılmıştır. Araştırma neticesinde ortaya çıkan ve seçkin vasıflar taşıdığı belirlenen bu ağaçlara yönelik yapılacak kayıtlar, gelecek nesillere aktarılacak doğal ve kültürel arşivi muhafaza etmek adına önemli bir başlangıç olacaktır.

| Bursa Teknik Üniversitesi | Kütüphane | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Mimar Sinan Mahallesi Mimar, Sinan Bulvarı, Eflak Caddesi, No: 177, 16310, Yıldırım, Bursa, Türkiye
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez ayarları
  • Gizlilik politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri bildirim Gönder