Yazar "Genç, Merve" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 4 / 4
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Bursa bölgesinde farklı mevsimlerde yetişen lavanta (Lavandula dentata L.) bitkisinin uçucu yağ verimlerinin araştırılması(Bursa Technical University, 2022) Yaşa, Belkıs; Genç, Merve; Angın, Naile; Başaran, Eda; Ertaş, MuratLavandula dentata L. (lavanta) Lamiaceae familyasına ait olup Akdeniz bölgesine özgü bir bitkidir. Genellikle peyzaj tasarımında kullanılan bu bitki aynı zamanda yüksek uçucu yağ verimine sahiptir. Bu çalışmada farklı mevsimlerde Bursa bölgesinden toplanan Lavandula dentata bitkisinin çiçek ve yapraklarından mikrodalga destekli ekstraksiyon yöntemiyle elde edilen uçucu yağın verimleri kıyaslanmıştır. En yüksek yağ verimi %3,81 olarak yaz döneminde toplanan yapraklardan elde edilmiştir. Verimler arasındaki farklığının mevsimsel kaynaklı ışık, ısı, yağış ve diğer iklimsel değişikliklerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Bitkinin kış mevsiminde toplanan yapraklarının uçucu yağ bileşenleri GC-MS ile karakterize edilmiştir. Uçucu yağın ana bileşeni %60,44 oranında 1,8-sineol olarak tespit edilmiştir.Öğe Ekstraksiyon reçinesinden (Crude wood resin) AlCl3 eşliğinde fenolik reçinelerin polimerizasyonu ve modellenmesi(2024) Genç, Merve; Angın, Naile; Aksakal, Muhammed Yusuf; Ertas, Murat; Aras, ÖmürArtan çevre sorunlarıyla birlikte, çevreye toksik etkisi daha az olan ve biyolojik olarak parçalanabilen doğal polimerlere olan ilgi her geçen gün artmaktadır. Doğal reçine, gelecek vaat eden değerli yenilenebilir bir odun dışı orman ürünü olup, birçok biyokimyasal ürünün üretilmesinde doğal bir kaynak olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada, yenilikçi bir polimerizasyon tekniği ile ekstraksiyon reçinesi (Crude Wood Resin), terebentin ve fenolden AlCl3 eşliğinde terpen-rosin fenolik reçine (TRFR) sentezlenmesi amaçlanmaktadır. Sentez aşamasına geçmeden önce ham reçine distilasyon ile terebentin ve kolofana ayrılmış ve gaz kromotografi - kütle spektroskopisi (GC-MS) cihazı ile karakterize edilmiştir. Sentezlenen TRFR örnekleri, Fourier Dönüşümü Kızılötesi Spektroskopisi (FTIR), Nükleer Manyetik Rezonans Spektroskopisi (NMR), asit sayısı, sabunlaşma sayısı ve yumuşama noktası analizleri ile karakterize edilmiştir. Ayrıca, sentez reaksiyonlarının modellemesi Yapay Sinir Ağı (YSA) 2 girdi (sıcaklık ve terebentin/ekstraksiyon reçine oranı) ve 4 çıktı (reaksiyon verimi, asit değeri, sabunlaşma değeri ve yumuşama noktası) ile tasarlanmıştır. En yüksek reaksiyon verimi 60°C’de üretilen, terebentin/ekstraksiyon reçine oranının 1/2 olduğu örnekte bulunmuştur. En düşük asit ve sabunlaşma değerleri sırasıyla 90,79 ve 103,79 mg KOH/g olarak hesaplanmıştır. En yüksek yumuşama noktası 79°C olarak bulunmuştur.Öğe Farklı Bölgelerde Yetişen Mersin (Myrtus communis L.) Meyvelerinin Bazı Fitokimyasal Özelliklerinin Karakterizasyonu(2023) Yasa, Belkis; Genç, Merve; Angın, Naile; Ertas, MuratTürkiye’de Akdeniz florasında yaygın olarak bulunan, tıbbi ve aromatik bir bitki olan Myrtus communis L. (Mersin) günümüzde çeşitli fitoterapötik uygulamalarda sıklıkla karşılaşılmaktadır. Bu çalışmada, Myrtus communis L. bitkisinin meyvelerinden ekstraksiyon yöntemiyle elde edilen sabit yağların verimleri hesaplanmış ve kimyasal kompozisyonu gaz kromotografisi-kütle spektroskopisi (GC-MS) ile tespit edilmiştir. En yüksek sabit yağ verimi %5.43 olarak Bursa iline ait örneklerden elde edilmiştir. Analiz sonuçlarında yağ kompozisyonu içerisinde 11 farklı bileşen tespit edilmiştir. Tüm bölgelerde en fazla bulunan yağ asitleri sırasıyla %73.97-68.96 linoleik asit (C18:2), %16.60-12.04 oleik asit (C18:1) ve %8.86-8.51 palmitik asittir (C16:0). Bu çalışmanın sonuçları Myrtus communis L. meyvesinin zengin fitokimyasal içeriği ve yüksek besleyici özelliği sayesinde gıda, tıp ve birçok farklı alanda kullanılabilirliğini ortaya koymuştur.Öğe Ham reçineden AlCl3 eşliğinde doğal terpen-rosin fenolik reçinelerin sentezi ve karakterizasyonu: Sıcaklığın etkisi(Bursa Teknik Üniversitesi, 2023) Genç, Merve; Ertaş, MuratReçine, başta kimya, kağıt, kozmetik, boya ve ilaç sektörü olmak üzere birçok farklı sektörde kullanılan oldukça değerli bir odun dışı orman ürünüdür. Türkiye, reçine üretimine elverişli kızılçam ormanlarına sahip olmasına rağmen yeteri kadar reçine üretimi yapılamamakta ve üretilen reçine piyasaya türevlendirilmeden ham olarak sunulmaktadır. Reçine ihtiyacı tamamen ithalat yoluyla karşılanmaktadır. Gelişmiş birçok ülke reçineyi endüstriyel ürünlere dönüştürerek ekonomik olarak kazanç sağlamaktadır. Reçinenin yapısında bulunan terpenler yenilenebilir biyo-esaslı malzemeler için önemli bir potansiyel oluşturmaktadır. Özellikle kimya sektöründe birçok reaksiyonda başlatıcı olarak kullanılmaktadır. Günümüzde kullanılan sentetik reçinelerin çevreye verdiği zararlı etkileri ve kullanımına getirilen kısıtlamalar sebebiyle biyobozunur malzemelere ilgi ve talep giderek artmaktadır. Petrokimyasal ürünler yerine reçine gibi doğal ve çevreye uyumlu ürünler kullanılması hem çevreye hem de insan sağlığına olumlu yönde katkılar sağlayacaktır. Bu çalışma kapsamında, Balıkesir-Edremit'teki kızılçam ağaçlarının köklerinden ekstraksiyon yöntemiyle elde edilen ham reçine (CWR) ve damıtma ürünü terebentin kullanılarak reçinenin bir türevi olan terpen-rosin fenolik reçine sentezi gerçekleştirilmiştir. Farklı beş sıcaklıkta (40 °C, 50 °C, 60 °C, 70 °C ve 80 °C) üretilen deney örnekleri üzerinde sıcaklık etkisi incelenmiştir. Üretim safhasına geçmeden önce ham reçine distilasyon ile terebentin ve kolofana ayrılmış ve gaz kromotografi - kütle spektroskopisi (GC-MS) cihazı ile karakterize edilmiştir. GC-MS analiz sonuçlarına bakıldığında, terebentin yapısında bulunan 4 baskın bileşen sırasıyla ?-pinen (%71,60), limonen (%9,11), kamfen (%8,3) ve ?-pinen (%3,14) olarak tespit edilmiştir. Kolofanın yapısında ise en çok bulunan dört baskın bileşen sırasıyla dehidroabietik asit (%26,25), abietik asit (%10,06), podokarpik asit (%5,4) ve dihidroisopimarik asit (%5,01) olarak bulunmuştur. Terpen-rosin fenolik reçine örneklerinde, FTIR (Fourier-dönünüşümlü kızılötesi spektroskopisi) analizi, asit sayısı, sabunlaşma sayısı, yumuşama noktası ve renk tayini yapılmıştır. Analizler sonucunda; asit sayısı 104,11 ile 90,79 arasında; sabunlaşma sayısı 141,05 ile 105,07 arasında bulunmuştur. En yüksek asit sayısı 50 °C'de üretilen örnekte bulunurken en düşük asit sayısı 80 °C'de üretilen örnekte bulunmuştur. En yüksek sabunlaşma sayısı 50 °C'de üretilen örnekte bulunurken en düşük asit sayısı 60 °C'de üretilen örnekte bulunmuştur. Yumuşama noktası 70,80 ile 79,00 °C arasında bulunmuştur. En yüksek yumuşama noktasının 40 °C'de üretilen örneğe ait olduğu görülmüştür. Örneklerin rengi koyu-kahverengi-amber olarak tespit edilmiştir. En yüksek verim ise %82,16 ile 60 °C'de üretilen örnekte bulunurken en düşük verim 50 °C'de hazırlanan örnekte %79,90 olarak bulunmuştur. FTIR analizinde, kuvvetli bir şekilde kendini gösteren C-H ve karbonil (C=O) gerilme pikleri ile C=C gerilme titreşim pikleri gözlemlenmiştir. Karakteristik fenol bantları gözlemlenmiştir.












