Yazar "Demir, Emre" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Ekstrüder ve geleneksel yöntemle prejelatinize nişasta üretimi(Bursa Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2024) Demir, Emre; Dündar, Ayşe NeslihanBu tez çalışması, ekstrüder ve geleneksel yöntemlerle prejelatinize nişasta üretimini karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Araştırmada temel malzeme olarak buğday nişastası kullanılmıştır. Prejelatinize nişasta, suyu hızla emme ve şişme yeteneği sayesinde gıda endüstrisinde sıkça kullanılan bir bileşendir. Çalışmada, her iki yöntemle üretilen prejelatinize nişastaların fiziksel ve kimyasal özellikleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Ekstrüder yöntemi, nişastanın yüksek sıcaklık ve basınç altında işlenmesiyle gerçekleştirilmiştir. Bu yöntemde tek vidalı ekstrüder kullanılarak nişasta yüksek sıcaklık ve basınç altında jelatinize edilmiştir. Geleneksel yöntem ise nişastanın su ile karıştırılarak çirişlendirme sıcaklığına getirilip kurutulmasıyla uygulanmıştır. Her iki yöntemle üretilen prejelatinize nişastaların su tutma kapasitesi, çözünürlük, jelatinleşme sıcaklığı, renk özellikleri, mikroyapısal özellikler ve kimyasal yapıları analiz edilmiştir. Su tutma kapasitesi santrifüj yöntemiyle belirlenirken, jelatinleşme sıcaklığı diferansiyel taramalı kalorimetri (DSC) ile ölçülmüştür. Renk ölçümleri için Hunter kolorimetresi kullanılmış, mikroyapısal özelliklerin belirlenmesi için taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve kimyasal yapı analizleri için Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopisi (FT-IR) kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar, ekstrüder yöntemiyle üretilen prejelatinize nişastaların su tutma kapasitesinin (8,28 g/g) ve çözünürlüğünün (%7,57) geleneksel yöntemle üretilen nişastalardan (sırasıyla 5,59 g/g ve %1,21) daha yüksek olduğunu göstermiştir. Ayrıca, ekstrüder yöntemiyle üretilen nişastaların jelatinleşme sıcaklığı (114,06 °C) geleneksel yöntemle üretilen nişastaların (95,76 °C) üzerindedir. Bu durum, ekstrüzyon işleminin nişastanın moleküler yapısını önemli ölçüde değiştirerek daha fazla su tutma kapasitesine ve yüksek çözünürlüğe sahip olmasına yol açtığını göstermektedir. Renk analizleri, ekstrüder yöntemiyle üretilen nişastaların daha açık ve daha az sarımsı olduğunu ortaya koymuştur. FT-IR analizleri, ekstrüder yönteminin nişastanın kimyasal yapısında belirgin değişikliklere neden olduğunu göstermektedir. SEM analizleri ise ekstrüder yönteminin nişasta granüllerinin boyutlarını küçülterek daha homojen bir yapı oluşturduğunu ortaya koymuştur. Bu bulgular, ekstrüder yönteminin hızlı işlem süreci ve iyileştirilmiş fonksiyonel özellikleri ile endüstriyel ölçekli uygulamalar için uygun bir seçenek sunduğunu göstermektedir. Geleneksel yöntem ise daha doğal nişasta yapısının korunduğu uygulamalar için tercih edilebilir. Sonuç olarak, bu çalışma, prejelatinize nişasta üretiminde hangi yöntemin hangi durumlarda tercih edilmesi gerektiği konusunda önemli bilgiler sunmaktadır.Öğe The Mechanical Properties of 3D-Printed Polylactic Acid/Polyethylene Terephthalate Glycol Multi-Material Structures Manufactured by Material Extrusion(MARY ANN LIEBERT, 2022) Demir, Emre; Duygu, İnal Kaan; Bedeloğlu, AyşeThe mechanical properties of polylactic acid (PLA), polyethylene terephthalate glycol (PETG), and PLA/PETG structures manufactured using the multi-material additive manufacturing (MMAM) method were studied in this work. Material extrusion additive manufacturing was used to print PLA/PETG samples with various PLA and PETG layer numbers. By varying the top and bottom layer numbers of two thermoplastics, the effect of layer number on the mechanical properties of 3D-printed structures was investigated. The chemical and thermal characteristics of PLA and PETG were investigated using Fourier transform infrared spectroscopy and differential scanning calorimetry. Tensile and flexural strength of 3D-printed PLA, PETG, and PLA/PETG samples were determined using tensile and three-point bending tests. The fracture surfaces of the samples were evaluated using optical microscopy. The results indicated that multi-material part containing 13 layers of PLA and 3 layers of PETG exhibited the highest ultimate tensile strength (65.4 MPa) and a good flexural strength (91.4 MPa). MMAM was discovered to be a viable way for producing PLA/PETG materials with great mechanical performance.Öğe Oksetik (auxetıc) kompozit malzemelerin geliştirilmesi(Bursa Teknik Üniversitesi, 2024) Demir, Emre; Bedeloğlu, AyşeSon yıllarda eklemeli imalat (Eİ) olarak hayatımızda yer alan üç boyutlu yazıcı teknolojisi hızla yaygınlaşmakta ve gelişmektedir. Uzay, savunma, havacılık, spor, otomotiv, gıda, biyomedikal, inşaat ve tıp gibi alanlarda hızlı bir şekilde yer bularak son zamanların en yaygın kullanılan teknolojileri arasındadır. Üç boyutlu yazıcıların farklı tipleri ve çalışılabilecek geniş malzeme yelpazesiyle metal ve seramik malzemelerin yanısıra termoplastik malzemelerinde yaygın kullanımıyla bilimsel araştırmalarda farklı konuların ele alınması mümkün olmuştur. Üç boyutlu yazıcılarda PLA (Polilaktik Asit) malzemesi yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. PLA termoplastik polimerler olduğu için geri dönüştürülebilir malzemedir. PLA, biyo çözünür özelliği ile medikal ve ambalaj alanında yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bu çalışma kapsamında, sandviç kompozitlerde yenilikçi çekirdek yapı tasarımı ve üretimi gerçekleştirmek için eklemeli imalat yöntemi kullanılmıştır. Pozitif Poisson oranına sahip oksetik olmayan geleneksel Bal Peteği yapısı ile negatif Poisson oranına sahip Yeniden Girintili ve tasarımda modifikasyon gerçekleştirilerek Geliştirilmiş Yeniden Girintili çekirdek tasarımı üretilmiştir. Üç farklı tasarıma sahip yapılar için eklemeli imalat yöntemi ile katmanlı üretim gerçekleştirilmiştir. Çekme, üç nokta eğme ve basma testi için ASTM standartlarına uygun numuneler üretilmiştir. 3B baskı ile üretilen basma ve üç nokta eğme numunelerinin karbon elyaf ve epoksi malzemeleriyle çekirdek yapının alt ve üst yüzeyleri kaplanması sağlanmıştır. Böylece sandviç kompozit yapı oluşturulmuştur. Gerçekleştirilen testlere göre numunelerin mekanik özellikleri ve farklı tasarıma sahip çekirdek hücrelerin Poisson oranları incelenmiştir. Literatürde gerçekleştirilen çalışmalara göre negatif Poisson oranına sahip oksetik özellikteki Yeniden Girintili tasarımların geleneksel pozitif Poisson oranına sahip oksetik olmayan Bal Peteği tasarımına göre daha üstün üç nokta eğme ve basma dayanım değeri olduğu tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışmanın sonucunda üç nokta eğme testine göre Geliştirilmiş Yeniden Girintili sandviç yapıda geleneksel Bal Peteği ve Yeniden Girintili sandviç yapıya göre daha yüksek mukamevete sahip olduğu gözlemlenmiştir. Üç nokta eğme testinde Bal Peteği sandviç yapı 142,15 MPa, Yeniden Girintili sandviç yapı 150,68 MPa ve Geliştirilmiş Yeniden Girintili sandviç yapı 160,83 MPa değerlerine ulaştığı görülmektedir. Gerçekleştirilen basma testine göre Geliştirilmiş Yeniden Girintili sandviç yapıda geleneksel Bal Peteği ve Yeniden Girintili sandviç yapıya göre daha yüksek mukavemete sahip olduğu gözlemlenmiştir. Basma testinde Bal Peteği sandviç yapı 88,7 MPa, Yeniden Girintili sandviç yapı 114,66 MPa ve Geliştirilmiş Yeniden Girintili sandviç yapı 125 MPa değerlerine ulaştığı görülmektedir. Gerçekleştirilen bu çalışma kapsamında en yüksek üç nokta eğme ve basma dayanımına sahip Geliştirilmiş Yeniden Girintili sandviç yapı olduğu hem deneysel, hem de analiz verilerine göre doğrulanmıştır. En düşük üç nokta eğme ve basma dayanımına sahip tasarım ise geleneksel Bal Peteği sandviç kompozit yapısına ait olduğu tespit edilmiştir.