Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • DSpace İçeriği
  • Analiz
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Aydemir, Çiğdem İnci" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Hücre kültüründen hücresizleştirme tekniği ile elde edilen hücre dışı matriks yapısının doku mühendisliği uygulamalarında kullanımının araştırılması
    (Bursa Teknik Üniversitesi, 2024) Aydemir, Çiğdem İnci; Taner, Gökçe
    Günümüzde işlevselliğin yitirmiş ya da kaybedilen olan doku ve organların yerine konması amacıyla doku mühendisliği çalışmaları yoğun ilgi görmektedir. Doğal ya da sentetik polimerler kullanılarak dokunun doğal yapısına uygun özelliklerde üretilen yapı iskeleleri ile başarı oranının artırılması hedeflenmektedir. Bu amaçla genellikle doğal doku yapısı örnek alınmakta ve dokunun özelliklerini en iyi şekilde taklit edebilecek malzemeler ve tasarımlar seçilmektedir. Hücreler tarafından üretilen hücre dışı matriks (HDM), sağladığı mekanik destek ile dokularda doğal bir iskele görevi üstlenmektedir. Bunun yanında hücresel süreçlerin düzenlenmesinde kritik bir rolü bulunmaktadır. Bu özellikleri nedeniyle HDM, doku mühendisliği çalışmalarında hücrelerin desteklenmesi ve biyouyumluluğun artırılması amacıyla kullanılabilecek önemli bir kaynaktır. Gelişimin erken evrelerinde oluşturulan HDM içeriği, dokunun ihtiyacına göre sürekli yeniden düzenlenmektedir. Çeşitli sinyal moleküllleri ve yapısal proteinlerden oluşan HDM içeriği dokuya özgün ve dinamik bir yapıdır. Sentetik olarak taklit edilmesi neredeyse imkansızdır. Hücre kültüründen hücresizleştirme ile HDM elde edilebilmekte ve yapı iskelelerinin üretiminde kullanılabilmektedir. Fiziksel, kimyasal, biyolojik yöntemler kullanılarak gerçekleştirilen hücresizleştirme ile HDM mümkün olduğunca korunarak elde edilebilmektedir. Büyük ölçekli üretime elverişli, biyoaktif içeriğin düzenlenebildiği ve otolog üretimin de mümkün olduğu bir yöntemdir. Hücre kültüründe HDM üretiminde kullanılan hücre tipi, kültür koşulları ve hücresizleştirme yöntemleri, elde edilen matriksin yapısını ve içeriğini etkilemektedir. Bu nedenle her bir hücre tipi için hücresizleştirmede kullanılan tekniklerin detaylıca araştırılması, biyolojik özelliklerinin belirlenmesi önem arz etmektedir. Sunulan tez çalışmasında fibroblast hücre hattı kullanılarak farklı yöntemler ile elde edilen HDM'lerin protein içeriği ve sito/genotoksik etkilerinin karşılaştırılması ve HDM katkılı hidrojel yara örtüsü üretimi, karakterizasyonu ve yara iyileşmesi üzerindeki etkilerinin incelenmesi hedeflenmiştir. Fiziksel, kimyasal ve biyolojik yöntemler ile elde edilen HDM'lerde DNA ve toplam protein miktarlarının karşılaştırılması yapılarak kullanılan tekniklerin etkinliği belirlenmiştir. Ayrıca matriks yapısında bulunan kolajen miktarı ve dağılımları incelenmiştir. Uygulanan fiziksel ve kimyasal yöntemlerin biyolojik yönteme göre daha etkili olduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda farklı kültür sürelerinin elde edilen HDM miktarları ve yapıları üzerindeki etkileri incelenmiştir. Uygulanan bir, üç ve altı haftalık kültürlerde üretilen HDM'lerin protein miktarları karşılaştırıldığında üç haftalık kültürün en verimli kültür süresi olduğu belirlenmiştir. Fiziksel ve biyolojik yöntelerin dHDM yapısındaki kolajen miktarını daha iyi koruduğu tespit edilmiştir. Farklı teknikler ile elde edilen HDM'ler, gentamisin yüklü jelatin nanopartikül içeren PVA-Gel-Cs (polivinil alkol-jelatin-kitosan) hibrit hidrojel üretiminde katkı olarak kullanılmıştır. Gentamisin içeren hidrojellerin antimikrobiyal etkileri disk difüzyon testi ile gösterilmiştir. Hidrojellerin karakterizasyon, biyouyumluluk testleri ve in vitro çizik testleri yapılmıştır. dHDM katkılı hidrojellerin biyouyumlu olduğu, hücre çoğalmasını desteklediği ve yara iyileşmesini hızlandırdığı belirlenmiştir. Farklı hücresizleştirme yöntemleri, elde edilen HDM'nin yapı ve biyolojik aktivitelerini değiştirmektedir. Bu nedenle yöntem karşılaştırılmalarının yapıldığı daha detaylı araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Hücre kültüründen elde edilen dHDM'lerin biyomalzemelerin etkinliğini artırmak için önemli bir katkı malzemesi olduğu düşünülmektedir.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    In vitro Cytotoxicity and Genotoxicity/Antigenotoxicity Evaluation of Encapsulated Black Garlic Extracts on A549 Cells
    (Sağlık Bilimleri Üniversitesi, 2024) Aydemir, Çiğdem İnci; Temiztürk, Hatice Elif; Taner, Gökçe
    Objectives: Black garlic is produced by fermenting fresh garlic under controlled temperature and humidity conditions for an extended period. Due to its sweeter taste and lack of pungent odor compared to fresh garlic, black garlic is easier to consume. Moreover, the increase in bioactive compounds such as polyphenols and flavonoids during fermentation has sparked interest in studying the health effects of black garlic. It is known that different fermentation and extraction methods can lead to variations in biological activities. Therefore, analyzing the effectiveness of black garlic processed by different methods is of critical importance. In our study, we investigated the cytotoxic, genotoxic, and antigenotoxic effects of different concentrations of encapsulated black garlic capsule extract (BGC) on lung cancer cells. Methods: The A549 cell line was used to investigate the effects of BGC. Cells treated with BGC at different concentrations (10, 25, 50, 100, 125, 250, 500, and 1000 µg/mL) for 24 hours were subjected to MTT and NRU assays to examine the cytotoxic effects. Alkaline comet assay was performed to investigate genotoxic and antigenotoxic effects. For antigenotoxicity analysis, cells pretreated with BGC were exposed to H2O2 to explore the protective effects of BGC. Results: According to the MTT results, cell viability remained at 90% even at concentrations higher than 125 µg/mL. However, in the NRU analysis, viability decreased to less than 70% at concentrations ranging from 50 µg/mL. Comet assay results revealed significant increases in tail length and tail intensity at different concentrations (specifically, at 250 µg/mL and above and at 50 µg/mL and 100 µg/mL, respectively). However, tail moments did not show any significant differences at any concentration. Additionally, BGC significantly reduced H2O2-induced DNA damage. Conclusions: Our research demonstrated that BGC reduces the viability of lung cancer cells and can have genotoxic effects. Additionally, its protective effect against oxidative damage was shown at the DNA level. Based on these data, further research can be conducted on the use of BGC against cancer.

| Bursa Teknik Üniversitesi | Kütüphane | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Mimar Sinan Mahallesi Mimar, Sinan Bulvarı, Eflak Caddesi, No: 177, 16310, Yıldırım, Bursa, Türkiye
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez ayarları
  • Gizlilik politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri bildirim Gönder