Yazar "Ahmedi, Ekber Şah" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 5 / 5
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe A Study on the Relationship between New Age Beliefs and Various Variables: The Case of Bursa(CUMHURIYET UNIV, 2022) Ahmedi, Ekber ŞahThis study examines new age beliefs, which can be considered as individual religiosity. The study aims to measure the relationship between new age beliefs and the level of religious knowledge and religiosity of individuals. As known, classical secularization theorists predicted that religious, mythological, and similar supernaturalist structures will gradually lose their importance with the modernization process. In other words, according to classical secularization theories, metaphysically based beliefs will weaken and lose their prestige as a result of the differentiation and rationalization of societies. Besides, religiosity will not only lose its decisive influence on social institutions but will also be significantly withdrawn from the life of the individual. However, although it has lost its decisive role in directing life relatively in (post)modern societies compared to the past, it can be stated that religion still exists in different forms as an important social institution. In other words, it can be argued that religion takes on different forms in societies where institutional religion has weakened. There is no consensus on how these forms of religiosity should be defined. However, concepts such as new religions, cults, esoteric movements, new religious movements, new age beliefs, and new age spiritualism have been introduced to describe these phenomena. Although it is possible to bring together the aforementioned religious structures within the framework of the concept of new religiosity or new religion, the differences between them seem so important that they cannot be ignored. For this reason, the religious phenomena in question can be handled under two general headings as new religious movements and new age beliefs. The roots of new religious movements, which generally emerged by separating from traditional religions, go back to the 18th century. New religious movements such as Mormonism, which are shaped around a specific organization and authority, often point to a centralized religious structure. New age beliefs, on the other hand, are generally used to describe individual hybrid belief forms that do not have a central organization, have no authority, and are centered on self-development. It can be stated that both new religious movements and new age beliefs were born to perform functions that weakened institutional religions could not fulfill, and to offer a world of meaning to modern individuals who feel in a spiritual vacuum. It can be argued that these spiritualist movements, which started to emerge in Western Europe and the United States, especially after the Second World War, led to the questioning of the basic theses of classical secularization theories, which were put forward to explain the religious change in modern societies. It has been determined that similar religious structures have begun to gain visibility in our modernizing country. As a sociological phenomenon, it is important to investigate the subject by considering its different dimensions. In this context, the current research, which was planned in a quantitative design, used in addition to the demographic information form, the new age beliefs scale developed by Mevlut Kaya and Cuneyt Aydin. The research was conducted with 382 students studying at various faculties/departments of Bursa Technical University and Bursa Uludag University. The data obtained were analyzed using the SPSS 25 software. In the study, a negative correlation was found between the level of perceived religiosity and new age beliefs. In other words, the new age belief scores of individuals who see themselves as religious were lower than the other participants. In addition, in the research, an inversely proportional relationship was determined between academic religious knowledge and new age beliefs. According to the findings, the new age belief scores differ significantly according to the type of high school from which the individuals graduated and the department/faculty studied. In other words, the new age belief scores of imam hatip high school graduates are significantly lower than the anatolian high school, regular high school, vocational high school, and other high school graduates, and the scores of the students studying at the faculty of divinity are significantly lower than the students studying at other departments and faculties. In the light of the findings, it can be argued that the tendency of individuals to new religious forms will increase as institutional religiosity and religious knowledge decrease.Öğe Dijimodernizm Bağlamında Transhümanizm ve Din: Sosyolojik Bir İnceleme(2024) Ahmedi, Ekber Şahİnsanlık tarihinde en önemli olaylardan birinin Sanayi Devrimi olduğu söylenebilir. Zira Sanayi Devrimi insanın örgütlenme, iletişim kurma ve üretme şeklini, kısacası tüm yaşam tarzını değiştirmiştir. Devrimin üstel şekilde ilerlemesinin siyasi, ekonomik, sosyokültürel, entelektüel ve dinî manada bir dönüşüme yol açmasının yanı sıra bilgisayarlaşma ve dijitalleşme süreciyle fiziki dünyaya alternatif olarak dijital bir dünyanın kurulmasını da olanaklı hale getirdiği ileri sürülebilir. Teknolojik gelişmeler; biyoloji ve tıp alanlarının kabiliyetini artırarak insan kapasitesinin yükseltilmesi, ömrünün uzatılması hatta ölümsüzlük gibi biyolojik insanın ötesine işaret eden transhümanizm fikrini güçlendirmiştir. Transhümanizm; teknolojik olanaklardan yararlanarak insanı hastalık, acı ve yoksulluk gibi “sorun”lardan uzaklaştıran, insanın biyolojik bir varlık olması dolayısıyla sahip olduğu sınır ve kısıtlamaları ortadan kaldırarak hem fiziksel hem de bilişsel olarak geliştirilmesini amaçlayan ve insanı ölümsüzlüğe götüren siber yaşamı vadeden bir hareket olarak tanımlanabilir. Transhümanizm, modern bireyin yaşamını ilgilendiren tüm alanları kuşatan bir felsefeye sahip olmasından dolayı sadece bir hareket değil yaşam felsefesi, yaşam tarzı, ideoloji, düşünce sistemi, yeni çağ inanışı, yeni dini hareket ve sosyolojik anlamda bir din olarak da araştırma konusu yapılmaktadır. Mevcut çalışma, transhümanizmi dijital modernlik çerçevesinde ele almaktadır. Web 2.0 teknolojisi üzerine inşa edilen ve modernizmin yeni evresi olarak kabul edilen dijimodernizm, postmodernizmin geride kaldığını iddia etmekte ve dijital teknolojinin metinsellikle buluşması ile metnin dijitalleşerek sabit formdan uzaklaşıp sürekli revize edilebilen bir doğaya kavuşmasına işaret etmektedir. Literatür taraması tekniğine dayanan bu çalışma, transhümanizmi dijital modernizm bağlamında ele alarak onun dijital bir inanç formu olarak tartışılmasını amaçlamaktadır. Bir başka ifade ile makale, transhümanizmin sosyolojik zaviyeden (diji)modern bir din veya dinsellik görünümü arz eden bir olgu olarak ele alınmasının imkânını tartışmayı hedeflemektedir.Öğe Dijital Göçmen ve Dijital Yerlilerin Ahlaki Değerleri Üzerine Sosyolojik Bir Araştırma(Hakan AYDIN, 2025) Ahmedi, Ekber ŞahToplumun kültür, norm ve ahlaki değerlerinin öğrenme süreci olarak ifade edilen sosyalleşmenin, bilgisayar ve internet teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte kayda değer düzeyde dijital görünüm kazanmaya başladığı gözlemlenmektedir. Böylelikle dijital medya platformlarının dijital yerli olarak kavramlaştırılan kuşağın toplumsal yaşama dair birincil bilgilenme kaynağı haline geldiği ve gündelik yaşam pratiklerinin önemli ölçüde dijitalleştiği izlenebilmektedir. Öz olarak dijital sosyalleşme olarak tanımlanan bu sürecin sosyolojik bakışla araştırılması sağlıklı dijital kültür ve dijital toplumsal yapı için önem arz etmektedir. Bu doğrultuda araştırmamız, dijital göçmen ve dijital yerlilerin dijital medya platformlarında ahlaki değerlere ilişkin tutum ve yönelimlerini incelemeyi hedeflemektedir. Bir başka deyişle bu araştırma dijital göçmenden dijital yerliye geçişte ahlaki değerlere bakışın farklılaşıp farklılaşmadığını merhamet, mahremiyet, hakkaniyet gibi ahlaki değerler bağlamında ortaya koymayı amaçlamaktadır. Nicel desende tasarlanan araştırma Bursa’da ikamet eden 18 yaş ve üstü 411 katılımcı ile yapılmıştır. Elde edilen bulgular, dijital ahlaki değerler açısından dijital yerliler ve dijital göçmenler arasında anlamlı bir farklılık olduğunu göstermektedir.Öğe Dinin Bireyselleşmesi Üzerine Niceliksel Bir Araştırma(2024) Ahmedi, Ekber Şah; Ahmedi, Büşra KılıçSekülerleşme teorileri modernleşme sürecinde dinsel olanın yeknesak biçimde zayıflayacağını belirterek modernleşme ve din arasında ters orantılı bir ilişkinin olduğunu ileri sürmektedir. Bu sebeple literatürde modernleşme ve din ilişkisinin mahiyeti hararetli tartışmalara neden olmuş ve modern toplumlarda dini değişimi açıklamak üzere varoluşsal güvenlik teorisi gibi sekülerleşme paradigmasının yeni versiyonlarının yanı sıra dini pazar kuramı gibi farklı modeller geliştirilmiştir. Bu bağlamda sosyal bilim araştırmalarında dini bireyselleşme teorisi de alternatif bir çerçeve olarak ortaya atılmıştır. Bu kuram özellikle Batı Avrupa gibi toplumlarda kurumsal din ve dini otoritelerden bağımsızlaşan ve aracısız deneyimlenen dindarlık formlarının betimlenmesini hedeflemektedir. Yani kuram modernleşme süreciyle insanın geleneğin ve kurumsal yapıların etkisinden sıyrılarak adeta kendi kaderini çizen bir varlık olarak aracısız dinsel yaşama yöneleceğine işaret etmektedir. Böylelikle dini bireyselleşme kuramı eski paradigmadan farklı olarak modern toplumlarda dini olanın etkinliğini tamamen yitirmesinden ziyade özelleşeceğini varsaymaktadır. Nicel desende tasarlanan ve Bursa’da ikamet eden 18 yaş üstü 403 katılımcı ile gerçekleştirilen mevcut araştırma dini bireyselleşme eğilimini ölçmeyi amaçlamaktadır. Elde edilen bulgulara göre, siyasi görüş/ideoloji/dünya görüşü, eğitim düzeyi, dini bilginin kaynağı ve dini grup üyeliği gibi faktörler dinsel bireyselleşmeyi etkilemektedir. Bir başka ifade ile araştırma, komünist, solcu ve Atatürkçü olarak nitelendirilen siyasi görüş ile eğitim düzeyinin, geleneksel dini otoritelerden bağımsız bir dini hayata eğilimi artırdığını göstermektedir.Öğe Mahremiyet, Dindarlık ve Sosyal Medya Bağımlılığı Üzerine Sosyolojik Bir Araştırma(2023) Ahmedi, Ekber ŞahDini, felsefi, sosyolojik ve psikolojik veçhelere sahip olan mahremiyet tarih boyunca toplumsal koşullara göre değişime uğramıştır. Ancak matbaanın icadı, elektriğin keşfi ve bu keşif üzerine inşa edilen bilgisayar ve internet, hem izleme teknolojisini güçlendirerek gözetim toplumunun ortaya çıkmasına hem de Web 2.0’ın gelişmesine zemin hazırlayarak gönüllü olarak “teşhirci” olmayı olanaklı hale getirmiş ve böylece mahremiyetin ölümünün gerçekleşip gerçekleşmediği tartışmasını başlatmıştır. Çünkü yeni medya, özellikle sosyal medya, adeta toplumsal anlamda yegane varlık gösterme alanı haline gelerek internet kullanıcılarının tamamına yakını tarafından kullanılmaktadır. Yani yeni medya adeta sosyal hayatın tüm katmanlarını kuşatarak yüz yüze görüşmeye alternatif olarak aracılanmış sosyalleşme imkânı sunmaktadır. Bu sebeple dijitalleşen hayatın farklı boyutlarıyla araştırılması sağlıklı bir toplumsal yapı inşa etmek için önem arz etmektedir. Bu çerçevede nicel desende tasarlanan ve Bursa’da ikamet eden 18 yaş üstü 319 kişi ile yapılan bu araştırma, dindarlık ve sosyal medya bağımlılığının genel anlamda mahremiyet özel anlamda dijital mahremiyet üzerindeki etkilerini ölçmeyi hedeflemektedir. Elde edilen bulgular dindarlığın ve sosyal medya bağımlılığının yanı sıra yaş ve cinsiyet gibi demografik özelliklerin de mahremiyet algısını etkilediğini göstermektedir.












