Yazar "Şen, İsmail" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Akdeniz Orman Bahçıvanının [Tomicus destruens(Wollaston) (Col.: Scolytinae)] Türkiye ÇamOrmanlarındaki Yayılışı İle Tür İçi GenetikÇeşitliliğinin Tespiti ve İklim DeğişikliğininGelecekteki Yayılış Alanı Üzerine EtkilerininBelirlenmesi(2020) Sarıkaya, Oguzhan; Örücü, Ömer Kamil; Aydoğan, Onur; Keskin, Nurşen Alpagut; Şen, İsmailProjede, Tomicus destruens'in ülkemizdeki yayılış alanlarında farklı bölgelerdeki ve çam populasyonlarından toplanan örneklerle konukçu ağaç türlerine ve coğrafik farklılıklara göre moleküler seviyede tür içi varyasyonlarının belirlenmesi, türün genetik çeşitlilik sınırlarının tespiti ve alttürleşmenin olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, türün populasyonlarının bugünkü ve gelecekteki (2050-2070) dağılımının RCP2.6, RCP4.5, RCP6.0 ve RCP8.5 senaryolarına göre Maksimum Entropi Modellemesi (Maxent) kullanılarak tahmini bir diğer amaçtır. Tomicus destruens'in populasyon genetik yapılanmasını temsil edebilecek uygun bir örnekleme yapılması için öncelikle türün yayılış gösterdiği bilinen Akdeniz, Ege, Marmara Bölgeleri çam sahalarında örnekleme çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Ardından türün yayılış gösterip göstermediği bilinmeyen fakat kızılçam ve karaçamın bulunduğu Marmara, Batı ve Orta Karadeniz, Kuzey Ege ve İç Anadolu Bölgeleri'nde yer alan çam sahalarından örnekleme yapılmıştır. Alanların koordinatları ve türün konukçu bilgileri kaydedilmiştir. Genetik analizlerin gerçekleştirilebilmesi için 52 bölgeden toplam 480 örneğin mitokondriyal COI-COII dizileri PCR yöntemi ile çoğaltılmış ve DNA dizileri elde edilmiştir. Gen bankasından elde edilen 157 veri, çalışmanın veri setine eklenerek analizler gerçekleştirilmiştir. Türün daha önceki yayılış kayıtları haricinde, bu çalışmayla ilk kez Marmara Bölgesi'nde (Edremit, Çanakkale, Tekirdağ, Bilecik ve Bursa); Karadeniz Bölgesi'nde (Amasya, Samsun, Sinop, Karabük, Karabük ve Bartın) ve İç Anadolu Bölgesi'nde (Eskişehir) yayılışı ilk kez tespit edilmiştir. Bu bulgular Karadeniz ve İç Anadolu Bölgeleri için ilk kayıt niteliği taşımaktadır. Çalışılan 480 örnekten toplam 162 haplotip belirlenmiştir. Elde edilen bulgular türün oldukça yüksek bir haplotip çeşitliliğine sahip olduğunu ve türün genetik çeşitlilik merkezinin Türkiye populasyonları olduğunu açığa çıkarmıştır. Populasyonların genel olarak sergilediği yüksek genetik çeşitliliğe karşın populasyonlar arası düşük farklılaşma değerleri, geniş dağılış alanı içerisinde gen akışının sürekli olduğunu göstermektedir. Buna karşın, Karadeniz ve Tekirdağ Çanakkale populasyonları arasındaki genetik farklılaşmanın istatistiksel anlamda önemli olduğu belirlenmiştir. Türkiye populasyonları için oluşturulan haplotip ağı toplam mutasyonların sayısına bağlı olarak kompleks bir yapılanma gösterse de örnekler coğrafik orijinlerine, konukçu ağaç türüne ya da populasyonlara göre kümelenmemiştir. Türün, Akdeniz havzası populasyonlarına ait haplotip ağında gözlenen iki ana haplogrubun türün Batı ve Doğu soy hatları ile uyumlu olduğu görülmektedir. Nötralite testleri, Türkiye populasyonlarında yakın zamanlı bir demografik genişleme örüntüsünü desteklemiştir. Ayrıca, filogenetik analizler, Akdeniz havzasında dağılış gösteren T. destruens populasyonlarının, ~490.000 yıl önce birbirinden ayrılan iki ana soy hattı oluşturduğunu ve her iki soy hattında çeşitlenmenin yaklaşık 200.000-100.000 yıl öncesinde başlayarak günümüze kadar geldiğini ortaya koymuştur. Tür dağılım modellemesi çalışılan bütün iklim değişikliği senaryolarına göre elde edilen model sonuçları, türün günümüz mevcut yayılış alanlarının 2050 ve 2070 yılları arasında kademeli olarak daha az uygun olacağını ortaya koymuştur. Bu durum, soğuk iklimin türün yayılışını olumsuz etkilemesinin yanı sıra aşırı sıcak iklimin de türün yayılışını olumsuz etkilediğini göstermektedir. Sonuç olarak, T. destruens'in tür içi genetik çeşitliliğinin oldukça yüksek olduğu ve Türkiye populasyonları arasında alttür seviyesinde bir farklılaşma görülmediği belirlenmiştir. Modelleme sonuçları açısından bakıldığında ise tür için çok uygun yayılış alanlarının azalması, türün yapabileceği zararın da azalacağı anlamına gelmemektedir. Tür ile mücadele planlamaları iklim değişikliğinin seyrine göre tekrar gözden geçirilmelidirÖğe Kokulu Ardıç’ın (Juniperus foetidissima Willd.) Günümüz ve Gelecekteki Potansiyel Yayılışının Makine Öğrenmesi ile Modellenmesi(Osman SAĞDIÇ, 2021) Arslan, E. Seda; Gülçin, Derya; Sarıkaya, Ayşe Gül; Ölmez, Zafer; Gülcü, Süleyman; Şen, İsmail; Örücü, Ömer K.Küresel ölçekte incelendiğinde, biyolojik çeşitlilik sağlama ve karbon tutma bakımından önemli ekosistemler arasındaki ormanların, biyotik, abiyotik ve antropojenik etkenler nedeniyle önemli değişimler içerisinde olduğu görülmektedir. Bu süreçte, iklimin belirleyici bir rolü olduğu kabul edilmiştir. Buna ek olarak, değişen iklim koşullarının, ormanların dağılımını, bileşimini, işlevini önemli oranda değiştireceği ve sonuç olarak biyolojik çeşitliliği tehdit edeceği öngörülmüştür. Bu çalışmanın amacı; Türkiye’de doğal yayılış gösteren ve orman ekosistemine ekolojik katkısı ile ön planda olan türler arasındaki kokulu ardıçın (Juniperus foetidissima Willd.), günümüz ve gelecekteki potansiyel coğrafi dağılımının tür varlığı verisi ve çevresel değişkenler (biyoiklimsel değişkenler ve yükseklik) ile modellenmesidir. Ayrıca, J. foetidissima Willd.’nin potansiyel yayılış alanlarının, günümüzde ve gelecekte alansal ve konumsal olarak nasıl değişiklik gösterdiği de değişim analizleri ile ortaya konmuştur. Bu kapsamda, tür dağılımı SSP2 4.5 ve SSP5 8.5 senaryolarına göre 2041-2060 ve 2081-2100 periyotlarını kapsayacak şekilde belirlenmiştir. Maksimum entropi modelinin kullanıldığı bu çalışmada, her bir tahmin değişkeninin göreceli katkısı Jackknife (çek-çıkar) testi ile belirlenmiş, çoklu doğrusallığı önlemek amacıyla Pearson korelasyonundan yararlanılmıştır. Bulgular, J. foetidissima Willd.’nin yayılışında en önemli değişkenlerin sırasıyla yükseklik, soğuk ayın en az sıcaklığı (BIO6) ve en nemli mevsimin ortalama sıcaklığı (BIO8) olduğunu göstermiştir. Tahmin doğruluğunu ifade eden ROC eğrisi, kullanılan modelin simülasyon gücünün çok yüksek olduğunu ifade etmektedir. Model sonuçlarına göre, J. foetidissima Willd.’nin potansiyel yayılışında önemli miktarda değişiklikler olacağı ve türün iklim değişikliğinden ciddi oranda olumsuz etkileneceği tahmin edilmiştir. Değişim analizi sonuçları, habitat uygunluğundaki alansal kaybın, kazanç miktarından daha fazla olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, bu çalışmada J. foetidissima Willd.’nin iklim değişikliklerine adaptasyon direncinin düşük olacağı ve dolayısıyla tür koruma çalışmalarına dâhil edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu çalışmanın bulguları, türün gelecekte sürdürülebilmesi ve korunmasına yönelik güçlü stratejilerin belirlenebilmesi amacıyla kullanılabilir.Öğe Türkiye Kayın Ormanları İçin Yeni Bir Tehdit Kızıl Kuyruklu Kayın Tırtılı [Calliteara pudibunda (Linneaus, 1758)]’nın Günümüz ve Gelecekteki Potansiyel Yayılış Alanlarının Tahmini(2019) Sarıkaya, Oğuzhan; Örücü, Ömer K.; Şen, İsmail; Açıcı, ÖzdenÜlkemiz kayın ormanlarında ekonomik zarara yada epidemiye yol açan zararlı türlerle sıklıkla rastlanılmamakla birlikte Calliteara pudibunda (Linneaus, 1758)’nın 2018 ve 2019 yıllarında İnegöl (Bursa) kayın ormanlarında epidemi yaparak önemli zarara yol açtığı gözlemlenmiştir. Larvaları kayın yapraklarını yemesi sonucunda ağaçlar tamamen yapraksız kalabilmekte ve artım kaybı meydana gelmektedir. Bu tür esas olarak kayın zararlısı olarak bilinmekle birlikte, yapraklı orman ağacı türlerinde polifag olarak beslenmektedir. Çalışmada, Calliteara pudibunda’nın Avrupa ve Türkiye’deki mevcut yayılış alanları ve iklim değişimine bağlı olarak geliştirilen senaryolara göre gelecek projeksiyonu MaxEnt 3.4.1 programı kullanılarak modellenmiştir. Modellemede CCSM4 (The Community Climate System Model) 2050 ve 2070 yılı RCP (Representive Concentration Pathway) 4.5 ve RCP 8.5 iklim senaryosu kullanılarak oluşturulmuş 19 biyoklimatik değişken kullanılmıştır. Zararlının günümüzdeki potansiyel yayılış alanının Karadeniz bölgesi başta olmak üzere kayının yayılış yaptığı sahalarla büyük oranda örtüştüğü dikkati çekmektedir. Ayrıca, RCP 4.5 ve RCP 8.5’a göre 2050-2070 projeksiyonlarında türün yayılış alanları modeli incelendiğinde türün gelecek projeksiyonunda da ükemiz ormanları için bir tehdit olarak ortaya çıktığı görülmektedir. Bugün itibariyle, İnegöl-Tahtaköprü mevkide sınırlı bir alanda kayın ormanlarında zararlı olan Calliteara pudibunda’nın günümüz ve gelecekteki potansiyel alanlarının giderek daha da artış gösterebileceği tahmin edilmektedir.












